Muhtemel FF Kahramanı: Fredrik Gulbrandsen


image by Birol Sezgin

Fantastik Transfer Dosyası yazı dizimizin yedinci bölümündeki yeni kahramanı, öncesinde tanımadığımız bir oyuncu olmasından mütevellit daha doğru bir tanımlamayla, Muhtemel Fantezi Futbol Kahramanı RB Salzburg'dan M.Başakşehir'e transfer olan; Fredrik Gulbrandsen

Bu güne kadar bu sitede yazdığımız transferleri aşağıya tek tek sıraladım. Merak edip okumak isterseniz her birinin üstüne basmanız yeterlidir.

1-) Bir FF Kahramanı: Aatif Chahechouhe
2-) Bir FF Kahramanı: Hugol Rodallega
3-) Muhtemel FF Kahramanı: Mamadou Samassa
4-) Bir FF Kahramanı: Ryan Babel
5-) Muhtemel FF Kahramanları: J.Durmaz ve V.Ozornwafor
6-) Muhtemel FF Kahramanı: Max Kruse




Başakşehir kulübü tarafından imza attırdığı yeni santrforunun sosyal medyadan duyurulması yukarıdaki şekilde oldu. Böylelikle The King In The North Jon Snow ve Kuzeyin Oğlu Volkan Konak'dan sonra yeni bir kuzeyli terim daha girdi hayatımıza geçtiğimiz günlerde. Kuzeyin kralı geldi diye lanse edilen Fredrik Gulbrandsen 10 Eylül 1992 yılında Lillestrom'de dünyaya gözlerini açtı. Doğduğu yerin alt yapısında 17 yaşında profesyonel olup 2010 yılının Mart ayında Fk Lyn'e kiralık olarak yollandı fakat 3 ay sonra geri döndü. 3 sene daha takımında görev alan Norveçli oyuncu 63 maça çıktığı Lillestrom kariyerinde 9 gol 7 asistlik bir performans gösterip 400 bin euro bonservis bedeliyle Molde takımına transfer oldu. Molde takımında 3 sene oynayıp 56 maçta 28 gole katkı yaparak (23 gol 5 asist) dikkatleri üzerine çekti (o zamanlar takım arkadaşının şu anda Galatasaray'da top koşturan Martin Linnes olduğunu da ekleyeyim). Daha sonra 800 bin euro verip bonservisini satın alan Avusturya takımı RB Salzburg ile sözleşme imzalayan futbolcu ilk defa yurt dışında çıkmış oldu böylece. Bir 3 aylık kiralık macerası daha başından geçen oyuncu için bu sefer adres NY Red Bulls idi. Red Bull firmasının her iki kulübe de sponsor olmasından mütevellit ihtiyaç dahilinde gerçekleşen kısa bir misafirlik diyelim buna biz. Amerika'da oynadığı MLS'te 12 maçta gol atamayıp sadece 1 asist yapabildi. Tekrar döndüğü RB Salzburg'da çıktığı 107 maçta 32 gol attı, 18 asist yaptı. Özellikle son 2 senedir performansını artıran ve 90 maçta 30 gol atıp 17 asist yapan Fredrik Gulbrandsen'i diğer Türk takımları nasıl kaçırır, parasızlıktan kıvranırken nasıl görmezden gelir ya da ilgilenmez akıl alır gibi değil! Glubrandsen 27 yaşında olsa da son yıllarda kendisini buldu, kişisel kariyerinin tam da zirvesindeyken geliyor. Gençlik döneminde adından pek söz ettiremedi ama olgunluk döneminde beklenen kaliteyi yavaş yavaş gösteriyor. Norveçli futbolcu şimdi Başakşehir'e bonservis bedeli olmaksızın imza attı ve gollerini İstanbul takımı için sıralayacak.

💾 OKUMAYA DEVAM ET...


Fredrik Gulbrandsen ayrılmadan hemen önce Salzburg kulübünün resmi internet sitesine yaptığı açıklamada, "Ayrılık kararımın doğru olup olmadığını bilmiyorum. İçgüdüsel olarak duygularımla bir karar aldım. Yeni bir şeyler denemenin zamanı geldi. Her futbolcu gibi daha büyük bir ligde oynama hayallerim var. Salzburg, Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ve bu kararı almak kolay değildi. Ben de Şampiyonlar Ligi'nde oynamak istiyorum. Umarım orada bir maç bile oynayabilirim. Salzburg'u her zaman takip edeceğim" dedi. Takım arkadaşlarının basında yer alan açıklamalarında paranın bunda çok etkisi olduğunu, Türk liginde oynamanın daha iyi bir sözleşme anlamı taşıdığını ifade ettiklerini belirtmeliyim. Norveçli oyuncunun Milli takım karnesi zayıf. 2014 yılında ilk kez çağrıldığı A takım için sadece 3 kez forma giydi. Gol ve asisti yok. Geçen sezon Salzburg ile lig ve Avusturya kupasını kazanan kadroda yer alıp takımına gerekli katkıyı yaptı. Lillestorm'da 19 ve 9, Molde ve NY Red Bulls'da 8 ve RB Salzburg'da 21 numaralı formaların arkasında adı yazıyordu. Hayatında 1 kez penaltıda topun başına geçti ve 21 Eylül 2017 tarihindeki kupa maçında ASK-BSC kalecisi Kuru'yu mağlup ederek gol sevinci yaşadı.  


Çoğu futbol severin adını daha evvel duymadığını, duysa bile en azından doğru bir şekilde tekrarlayabileceklerini sanmadığım futbolcunun menajeriyle Galatasaraylı Martin Linnes'in menajerinin aynı kişi olduğunu söyleyerek analizime devam edeyim. Hatta devre arası Galatasaray için, sezon sonu Fenerbahçe için adının geçtiğini de hatırlıyorum. Norveçli futbolcu 1.75 cm. boyunda, 74 kilogram ağırlığında. Bir santrfora göre kısa ama bir sonraki paragrafta okuyacağınız üzere oldukça hızlı. Transfermarkt değeri 4 milyon euro. Bu siteden devamlı bahsediyorum, genellikle istatistik verilerinden de yararlanıyorum çünkü burası bir kıstastır benim nazarımda ve bu değeriyle 27 yaşında bedelsiz bir oyuncu almak güzel iş doğrusu. Hem de o mevkide yer alan Adebayor ve Bajic'i elden çıkarttıktan hemen sonra. Youtube'da onunla ilgili seyrettiğim videolardan ve internetteki sınırlı bilgi kaynaklarından okuduğum kadarıyla; çok hızlı, sert, ayakları yere sağlam basan, kolay sakatlanmayan, takım için elinden geleni yapan, ortalama üstü bir tekniği olan futbolcu olduğunu söyleyebilirim. Bizim ligimizin kalitesi, genel yapısı ve Kuzey Avrupa kökenli oyuncuların sanki 40 yıldır oynarmışçasına geldiği takımlara hemen uyum sağlaması düşünüldüğünde sürati ile iş yapacağını, muhtemelen 8-9 civarında gol atıp 5 ve üstü asist yapacağını, PO Sosyal Lig futbolcu değerinin ise en fazla 7,5m. euro olacağını tahmin ediyorum.   

Football Manager 2019 oyunundaki veriler ışığında devam edersem; Fredrik Gulbrandsen'in çalışkan forvet diye tanımlandığını söyleyebilirim. Hem sağ hem de sol ayağını kullanabildiğini, santrfor mevkisi dışında sağ ve sol kanatlarda görev alabildiğini, Norveççe ve Almanca'yı akıcı, İsveççe'yi iyi derecede, İngilizce ve Danca temel düzeyde konuşabildiğini belirtebilirim. 14 Şubat 2015 tarihinde çapraz bağlarından ameliyat olan futbolcu tam 8 ay boyunca sahalardan uzak kaldı ve o tarihten bugüne her hangi bir sakatlık yaşamadı. Aşağıya oyunda yer alan tüm özelliklerinin 20 puan üzerinden değerlendirildiği futbolcu infosunu koyuyorum, siz bir bakın üzerine konuşalım.






Fiziksel özellikler bakımından üst düzey bir oyuncuya bakıyoruz şu an. Bizim ligimizde daima iş yapabilecek ve kanatta da görev aldığında başarılı olacağının göstergesi bu puanlar. Sadece zıplama özelliğini ayırıyorum, o biraz düşük. Zihinsel özellikler bakımından agresifliğin 17 ve cesaretin 16 olması sert bir futbolcu olduğuna işaret ediyor. Karar alma, liderlik, önsezi puanları düşük olsa da özel yeteneğin 15 puan olması oldukça iyi. Topsuz alanı 12 olan forvet oyuncularının biraz sıkıntısı olacağını hatırlatalım. Bu konuda kendini geliştirmeli. Teknik özelliklerde ise bir santrforun bitiriciliğinin 13 puan olması kötü. Aynı şekilde ilk kontrol, orta yapma, pas puanlarının vasatın altında görünmesi çok da teknik bir oyuncu olmadığı, daha çok fiziği, mücadelesi ve sertliğiyle kendini göstereceği anlamı taşıyor. Takım için savaştığını, çalışkan olduğunu, pres yapabildiğini ve maç boyunca ayakta kalabildiğini düşünüyorum ben. Norveçli oyuncuların genellikle aşırı yetenekli olmayan, disiplinli, iş ahlakı olan, basit ama faydalı oyuncular oldukları düşülürse çok sorun yaratamayan, bu ligde iş yapacak, güzel bir transfer diye nitelendirebilirim açıkçası. Yukarıdaki puanlama listesinde teknik özelliklerini görüp çöp ilan etmeyin lütfen. O kadar da kötü değil hani. Zaten fiziksel ve zihinsel özelliklerinin yanında bir de teknik özellikleri de iyi olsaydı Başakşehir'e değil de Sevilla'ya çoktan gitmişti. Futbol kamuoyundaki mali kriz ortamında ilaç gibi geldi Başakşehir'e. Okan Buruk; Demba Ba, Muhammet Demir, Robinho ve Fredrik Gulbrandsen'i güzel bir dağılım ve rotasyonla çok faydalı bir şekilde kullanabilir. Ben Robinho ile birlikte kesinlikle ilk 11'de yer alacağını ve Başakşehir'in geniş kadro derinliği için değil, maça başlayan 11'de yer alabilecek kalitede bir futbolcu olduğu için alındığını düşünüyorum. Son olarak duran toplardaki puanlarını gördükten sonra ve takımda Marvel Kahramanımız Visca'nın varlığı da hesaba katılırsa sanırım söylenecek tek cümle var; ''O toplara asla giremez!''

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails