Gözlemci Raporu * Beşiktaş - Göztepe


Gözlemci Tunç Bozacılar

📆 Tarih 16 Mart 2019, Cumartesi
⏰ Saat 19:00
Hava Durumu 10 derece
🎪 Stad Vodafone Arena Park, İstanbul
💂 Seyirci Sayısı 28.732
🐼 Maçın hakemi Serkan Çınar
📌Sıralama Beşiktaş 3. - Göztepe 16.
📋 İlk Maç Göztepe 2- Beşiktaş 0
📊 Rekabet 54 Maç, 28 Beşiktaş - 9 Göztepe - 17 Beraberlik (Gol 88-48)
🆓 Kadro Dışı Tolga Zengin, Gökhan Töre, Orkan Çınar
🚑 Sakatlar Caner, Isimat-Mirin, Adama Traore, Hakan Çinemre, Kerem Atakan
🎭 Beşiktaş Loris Karius - Gary Medel - Gökhan Gönül - Domagoj Vida - Adriano Correia - Atiba Hutchinson - Adem Ljajic - Dorukhan Toköz - Ricardo Quaresma - Shinji Kagawa - Burak Yılmaz
🎭 Göztepe Beto - Cristian Titi - Lamine Gassama - Lumor Agbenyenu - Wallace Reis - Andre Castro - Andre Poko - Serdar Gürler - Celso Borges - Yasin Öztekin - Deniz Kadah

Maç öncesi Beşiktaş ilk 11'ini görüp de heyecanlanmayan yoktur sanırım. Tahmin ediyorum ki futbol bilgisi olan her kişi Beşiktaş'ın Kagawa ve Ljajic önderliğinde oldukça pasa dayalı bir oyun oynayacağını, bol hücum varyasyonlarıyla yaratıcı pozisyonlar bulacağını ve defansif olarak sıkıntı yaşasa da maçı kazanacağına inanmıştır. Lakin hiç de öyle olmadı. Hatta tam tersi oldu, savunmada sağlam duran Beşiktaş hücumda hiç üretemedi. 6.dakikada Adriano'nun talihsiz sakatlığından sonra yedekte Caner Erkin'in de olmamasıyla sıkıntıya giren Şenol Güneş, Necip Uysal butonuna basıyordu. O buton devre arasında sakatlanarak girdiği gibi çıkıyor ve ikinci yarının başında kendini Lens denilen ne spor yaptığı henüz anlaşılamayan bir arkadaşa bırakıyordu. 42.dakikaydı sanırım; o dakikaya kadar Göztepe, Beşiktaş ceza sahası içinde 6 kere fink atmışken, ev sahibi takım henüz yeni açık tarafındaki kalenin çevresine bir kez bile uğrayamamıştı. Göztepe pas kanallarını çok iyi kapattı, Atiba'ya top gelince ikili hatta üçlü sıkıştırmayla o bölgeye set çekti, ikinci topları aldı ve Beşiktaş'ın sonuçlanmayan her pozisyon dönüşünde tehlike yarattı. Sarı kırmızılılar oyunu tuttu, oynatmadı, oynadı ve hatta gol de kaçırdı. İlk yarıda bu oyunlarıyla skor üretememeleri onlar adına talihsizlik olarak kayıtlara geçti. Bunda Şenol Güneş'in eski yardımcısı olan ve siyah beyazlıları çok iyi tanıyan Tamer Tuna ismine dikkat çekebiliriz ya da Beşiktaş'ın aylardır çöpe attığı ilk yarı rutini diye de adlandırabiliriz. Defansta kritik müdahalelerde Vida ve Gökhan Gönül ön plana çıkarken, Carius'un ismi diğer maçların aksine ''güven vermek'' kelime grubu ile yan yana anılır oldu.


İkinci yarı hakemin düdüğü ile başladı, bundan tam 30 saniye sonra aynı hakem gol için düdüğünü tekrar üflemek durumunda kaldı. Çünkü Beşiktaş dedi ki; benim takımımda kilit pas yapan oyuncusu Ljajic asistin asistini yapar, benim takımımın en çok asist yapan oyuncusu Quaresma gol pasını verir ve benim takımımda artık gol deyince akla ilk Burak Yılmaz gelir. Sadece hızlı oynadılar, ayağına top gelen hemen çıkarttı arkadaşında verdi ve gol geldi. Gol de gol yani, tam bir golcü golü. Beto'nun golde topa uzanırken estetik şekilde atlaması da golün güzelliğini arttırdı bu arada. Ayrıca Quaresma bu sezon 11.asistini yaparken, Vodafone Park açıldığından beri oynanan 50 maçta 23.asistini yapmış oldu. Bununla birlikte Burak Yılmaz Vodafone Park'ta oynanan son 5 maçta 6 gol 1 asiste ulaştı ki, gollerin dağılımı kendisini tanımlıyor diye düşünüyorum; ''1 kafa, 1 frikik, 1 sağ ayak (penaltı), 2 sol ayak''. Başka neresi kaldı gol atmadığı bilemiyorum. Bundan sonrası çok da zevkli olmayan, klasik bir süper lig maçı seyrettik. Uzayan saha boyu, kopan mevkiler, kolay geçilen orta sahalar, çokça kişisel hata vs... Hakemin son düdüğünü beklerken aklıma takılanlar ise şöyle; Lens'in bitmek bilmez hucum faulleri, Beşiktaş'ın kaleyi bulan tek şutunun olduğu onun da gol olduğu, Göztepe'nin Beşiktaşlı oyuncuların kişisel hatalarından kaynaklanan cılız gol pozisyonları, Dorukhan'ın stoper (üçlü defansın sağ tarafı) mevkisinde de harikalar yaratması, Kagawa'nın neden ilk 11 başlamadığının anlaşılması, Beşiktaş taraftarının taraf olmaktan gayrı seyir amacıyla gelen seyirci konumuna evrilmesi, Yasin Öztekin'e verilmeyen kırmızı kart, Göztepe'nin bundan sonraki kolay fikstürü düşünüldüğünde bu kadar kötü hücum oyuncularına rağmen yüksek olasılıkla düşmeyecek olması, Beşiktaş'ın uzun zaman sonra gol yememesi, 16 ay sonra ilk defa bir Beşiktaş maçı yöneten Serkan Çınar'ın bu sezon ki 5. maçında ilk defa ev sahibi ekibin kazanması vesaire...

Beşiktaş'tan alınacak oyuncular belli (Bu cümleyi tahminen 3 aydır kullanıyorum ve hiç eskimedi). Öncelikle Sırasıyla Burak Yılmaz ve Adem Ljajic, sonra Dorukhan Toköz ve Kagawa. Japon oyuncu da artık alınacaklardan biri pozisyonunda. Ama ilk 11 ihtimali her ne kadar çok ucuz olsa da kendisinden uzaklaşmamızı sağlıyor. Bunun dışında kimseyi öneremem. Gökhan Gönül ve Quaresma sürpriz arayanlar için mümkün ama ben hiç sürpriz aramıyorum. 26 maçta 34 gol yemiş Beşiktaş defansı ve kalecisi olmaz, olur da bizim kadrolarımızda olmaz. Lens'i başka bir spor müsabakasında (curling, dart, güreş ve benzeri...) kadronuza alıp kaptan dahi yapabilirsiniz. Benim kendisi ile hiç bir bağım yok. Caner bugün sakattı, Adriano da maçın başında çıktı, iikisi için de risk almaya değmez. Vida ve Medel de golden çok uzaktalar. Sözün özü siz şu 4 futbolcu ile ilgili yazdıklarımı okuyun önce, 


Burak Yılmaz
Feriştah adaylarımızdan biriydi, görevini yerine getirdi. Bu sezon ligde 5'i Trabzon'da 6'sı Beşiktaş'ta olmak üzere 11 gole ulaştı. Siyah beyazlı formayla attığı tüm golleri iç sahada attı. Yukarıda yazdığım gibi, her yeriyle gol atabiliyor. Tüm kariyerine baktığımızda çektiği 3 şuttan 1'i gol oluyor ki; bu muazzam bir istatistik. Ayrıca bir de araya bıraktı geçen hafta Ljajic'e, asist de yapabiliyor. Beşiktaş'ın içeride oynayacağı 4 maçında da (Başakşehir, Ankaragücü, Alanyaspor, Kasımpaşa) tercih edilmeli diye düşünüyorum. Hatta deplasmanlar da da skora katkı yapacaktır. Kısaca her hafta 9m. euronuzu ayırın bir kenara, bu takımdan alınacak ilk adamdır kendileri. Tek dezavantajı kolay kart görme potansiyelinin olması. Bu akşam Titi'ye yaptığı arkadan harekette hakemin dalgınlığına geldiğini düşünüyorum, ucuz yırttı. 

Adem Ljajic
Kagawa'nın ilk 11 başlamasıyla daha çok heyecanlanan, onu kadrosuna alanlar için beklentiyi daha da büyüten Adem Ljajic Fantezi Futbol severleri biraz hayal kırıklığına uğrattı sanırım. Sol kanatta oynaması, topları daha az kullanması, Göztepe'nin hatlar arasını sıkı tutup pas kanallarını kapatması ritmni bozdu diyebilirim. Gerçi 2'ye 1 gittikleri pozisyonda Burak Yılmaz o pası atabilse boş kaleye topu yuvarlayıp 11 puanı cebe indirecekti ve fişi çekip diğer gollerin de habercisi olabilecek şansı yaratacaktı lakin olmadı. Bu sezon attığı 5 gol ve verdiği 4 gol pasını kalan maçlarda bir bu kadar daha arttırıp ikili hanelere yaklaşacaktır diye düşünüyorum. 

Shinji Kagawa
Çok başka bir oyuncu. Henüz 90 dakika oynayacak fiziği yok ama form geçici klas kalıcı cümlesinin gizli öznesi kendisi. İlk 11 başlama olasılığı artık var, fiyatı çok ucuz ve istatistik üretmeye devam edecek gibi görünüyor. Yukarıdaki iki oyuncuyu alıp Japon futbolcuyu da kadroya eklemek için Beşiktaş'ın iç sahada çok kolay galibiyet alacağı bir maçı beklemenizde fayda var. Böyle bir maçı var mı siyah beyazlıların bakıyorum, yok. Ben kendisini çok seviyorum ama sanki kalan maçlarda kendisine fazla yer vermeyeceğimi düşünüyorum. Sanki! 

Dorukhan Toköz
İlk defa 11'de başladığı Ankaragücü deplasmanında ciğerine, kesiciliğine ve orta sahada yaptığı kilit paslara hayran kaldığımız genç oyuncunun oyunda OOP durumunda olmasını hemen fark etmiştik. Sonraki iki maçta clean sheet alıp, attığı goller hakem tarafından iptal edilince, tüm bunlar yetmezmiş gibi ardından oynadığı 3 maçta 3 gol bulan Dorukhan kadromuzda takılı kalanlardan biri oluvermişti. Şu sıralar ise oyuncu biraz sakinliği seçmiş durumda. Beşiktaş çok gol yiyor ve kendisi istatistik üretmiyor. Tüm Beşiktaş maçlarını seyreden biri olarak söylemeliyim ki; Dorukhan artık o ceza sahasına giden, hücuma katkı veren, gol arayan ve istatistik üretmeye çalışan oyuncu pozisyonunda değil. Artık onun rakibin boşluklarından yararlandığı yerlerde Burak Yılmaz, Shinji Kagawa ve Adem Ljajic gibi isimler var. Yani kendisine sıra gelmiyor, kalan maçlarda gelmeyecektir de. Ha şu da var tabi; ucuz fiyatı ve OOP durumundan dolayı bizlerin elinin bir şekilde kendisini kadroya alan tuşa gittiğini düşünüyorum. Almayın demiyorum siz yine alın tabi, ama söylediklerimi de kaale alın.


Ben Göztepe'yi sezon boyu izlemedim, görebildiğim haftada 3 dakikalık özetler kadar sadece. Bir de senede 5-6 kere büyük maçlarda denk geliyorum. Yani buradan sarı kırmızılılar için ahkam kesecek, futbolcu önerecek ya da oyun planlaması hakkında uzun uzadıya konuşacak değilim. Sadece bu akşam için Serdar Gürler ve Yasin Öztekin'i çok beğendiğimi, santrforlarının kesinlikle olmadığını, Beto'nun çok iyi bir kaleci olduğunu ifade edebilirim. Kalan maçlarına baktım da Ege temsilcisinin, 5 tane iç saha maçının hepsini rahat kazanabilecek potansiyelleri var. Tümü bire bir rakipleri olan takımlarla ve bu maçlardan alacakları 3'er puanlar ile ligde kalmaları da mümkün gözüküyor. Bu 5 maç için Yasin Öztekin ve Serdar Gürler ikilisini naçizane tavsiye ediyorum. Bu ikisinden birini seçip kaleye Beto'yu da ekleyebilirsiniz. Seçim sizin...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails