Mehmet Topuz Keşke Kayserispor'da Kalsaydı...

Hoppala nereden çıktı şimdi bu diyebilirsiniz, hemen açıklayayım. Büyük takımların Anadolu kulüplerinden, o takımın en iyi oyuncularını transfer etmesini oldum olası sevmemişimdir. Bunun sebeplerini hem ülke futbolu adına hem de Fantezi Futbol adına açıklamak isterim.

1-) Türk futbolu adına bu hoşuma gitmez; çünkü Anadolu kulüplerinin ilerlemesinin önü kesilir. Futbol dünyanın her yerinde iyi futbolcularla oynanır. Takımda yer alan ve sivrilen bir oyuncunun daha zengin ve diğerlerine göre daha çok şampiyonluk yaşamış büyük takımlarca transfer edilmesi, zaten çok da kuvvetli olmayan küçük takımların daha da dibi görmesini sağlayacaktır. Ayrıca olaya sosyolojik açıdan yaklaşırsak eğer, iyi oyuncularını onların elinden alırsanız bu kulüplerin bayrak oyuncu yaratması engellenir, o takımın efsane oyuncusu olup orada yaşayan çocukların takıma ve şehre aidiyet hissini öldürür. Böylece dolaylı yoldan şehrin insanının doğduğu şehirdeki takımı tutması dahi engellenir. Konu oldukça kapsamlı, ben şimdilik burada kesiyorum.
2-) Bizi ilk maddeden daha çok ilgilendiren şey ise Fantezi Futbol adınadır. Büyük takımların küçük takımların en iyi oyuncularını satın alması oyun özelinde sevimsiz bir durum oluşturur. Çünkü o oyuncu büyük takım forması giydiği an oyunda pahalanır, aynı tadı (puanı) vermez. Ayrıca yeni takımında rekabet daha çetindir, forma şansı daha düşüktür. Daha önceki takımında olduğu gibi her duran topun başına geçemez, aynı istatistiklere ulaşma olasılığı azalır ve bunun gibi nedenler sonucunda zamanla başka oyunculara yönelmemize yol açar.

Bu konuda bir örnek vermem gerekirse hemen aklıma Mehmet Topuz'un geldiğini söyleyebilirim. Transfer öncesi yaşanan o fırtınalı süreç hepimizin hafızalarında tazedir ve bu sürecin futbolcunun kariyerine etkisini kavrayabilmek adına bundan biraz bahsetmek gerektiğini düşünüyorum. Sonra ilgili futbolcunun saha içi performansına göz atarız.

Kayserispor’da gösterdiği performansla 2009-2010 yaz transfer döneminin gözdesi haline gelen Mehmet Topuz’un transferi ilginç bir hikayeye dönüşmüştü. Süper Lig’de 2008-2009 sezonunu şampiyon tamamlayan Beşiktaş, o dönem Mehmet Topuz’u transfer etmek için girişimde bulundu. Siyah-beyazlı takımla anlaşan Mehmet’in Beşiktaş formasıyla verdiği poz, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Beşiktaş yöneticileriyle yaptığı görüşmeden sonra Mehmet Topuz’un, siyah-beyazlı takımda oynamasına kesin gözüyle bakılırken, başarılı futbolcuyu isteyen bir başka kulüp olan Fenerbahçe bu transferden vazgeçmedi. Başkan Aziz Yıldırım’ın transfer sürecinde bizzat devreye girdiği Mehmet için Fenerbahçe, Kayserispor’la her konuda el sıkıştı. Beşiktaş ise futbolcuyla anlaşırken Kayserispor’la bonservis bedeli konusunda bir mutabakata varamadı. Kayserispor’la anlaştıktan sonra Mehmet’i de ikna eden Aziz Yıldırım, 12 Haziran 2009’da gizli bir şekilde özel uçakla Kayseri’den İstanbul’a getirdiği futbolcuyu, Fenerbahçe’ye kazandırdı. (Araya girip önemli bir notu da eklemek istiyorum. Bu olaydan yıllar sonra 2018 yılının Nisan ayında Kayserispor'un o zamanki sportif direktörü Süleyman Hurma canlı yayında, o transfer sürecinde Beşiktaş'ın fair davranmadığını, oyuncularına forma giydirildiğini, Fenerbahçe'yi devreden çıkartmak için oyuncunun devamlı siyah beyazlı ekip adına konuşturulduğunu ve tüm bunları fiyatı düşürmek adına yapıldığını anladığı an itibariyle oyuncuya Beşiktaş kapılarını kapattığını duyurduğunu ve o açıklamasına o zamanlar çok büyük bir tepki aldığını, sokağa çıkamaz hale geldiğini ve bu sebepten annesinin beyin kanaması geçirdiğini canlı yayında anlattı). Kulüpten resmi bir açıklama olmamasına rağmen Fenerbahçe’nin kasasından basına yansıyan haberlere göre Mehmet Topuz için yaklaşık 9 milyon avro bonservis ücreti çıktı (2.5m. eruo bonservisle alınan Gökhan Emeciksin de bedavaya verildi). Beşiktaş formasıyla poz verdikten birkaç gün sonra Fenerbahçe’ye transfer olan Mehmet Topuz’u, sarı-lacivertli taraftarlar büyük bir coşkuyla karşıladı. Sarı-lacivertli yönetim, daha önce sadece Brezilyalı yıldız Roberto Carlos için yaptığı bir uygulamayı Mehmet Topuz için de kullandı. Fenerbahçe, milli futbolcu için statta imza töreni düzenledi. Törende Mehmet’i "Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak" tezahüratıyla karşılayan çok sayıda taraftar, transfer sürecine de atıfta bulundu. Saha ortasına kurulan platforma başkan Aziz Yıldırım’la gelen Mehmet Topuz, "Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak" şapkasını takıp Fenerbahçe armasını öperek taraftarı mutlu etti.

Buraya kadarı işin magazin yönü. Beşiktaş camiası özelinde konuşursak, ezeli rakibine kaptırdığı bir futbolcu için üzüntü söz konusuyken, Fenerbahçe camiası oldukça mutlu, heyecanlı ve keyifliydi. Ama işin bundan sonraki kısmı tüm bu olayların baş aktörü için ise tam anlamıyla dramatikti.

Mehmet Topuz, Fenerbahçe’de ilk dönemlerinde istikrarlı bir şekilde forma giymesine rağmen Kayserispor’da gösterdiği performansa hiç bir zaman ulaşamadı. Sarı-lacivertli kulüpte 7 sezon forma giydi ve 2 kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Bunun yanı sıra 2 Türkiye Kupası ve bir Süper Kupa kazandı. Mehmet Topuz, Kayserispor’da ortaya koyduğu golcü kimliğini Fenerbahçe’ye maalesef taşıyamadı. Başarılı futbolcu, Kayserispor’la 2008-2009 sezonunda tüm kulvarlarda 34 maçta 14 gol kaydederken, 7 sezon mücadele edip toplam 216 kez formasını giydiği sarı-lacivertlilerle ise sadece 13 gol atabildi. Son olarak 2015-2016 Vitor Pereira yönetimindeki takımda sadece 3 lig maçında sonradan oyuna girerek 32 dakika süre alınca Portekizli teknik adamın takımda düşünmediği Mehmet’le sarı-lacivertli yönetim de sözleşme uzatmadı ve tecrübeli futbolcunun Fenerbahçe kariyeri sona erdi. 2013 yılında sözleşmesini uzatan Mehmet’in transfer sürecinde yaşadığı gelişmelerin aksine ayrılık süreci oldukça sessiz oldu. Gelin biz en başa dönelim ve Mehmet Topuz'un Kayseri kariyerini irdeleyelim. 2004-2005 sezonunun başından itibaren aktif olarak oynamaya başlayan ve takımında ilk 11'de daima yer bulan Mehmet Topuz o sene tüm kulvarlarda 2 gol, sonra da her sene sırasıyla 4 gol 1 asist, 9 gol 2 asist, 9 gol 9 asist ve ön plana çıktığı son sene 14 gol 6 asist üretti. Sarı kırmızılı takımın kaptanı da olan oyuncunun özellikle 2009 sezonunda her duran topun başına geçtiğini ve takımının penaltılarını da attığını (Kayserispor o sezon 5 penaltı kazandı. 3 penaltıyı Mehmet Topuz gole çevirdi, diğer iki penaltıda oyunda yer almıyordu) hatırlatmakta fayda var. O zamanlar oynadığımız Fantezi Futbol oyunlarının hepsinde kendisine kadrolarımızda gözü kapalı yer verdiğimizi de anımsıyorum. Lakin Fenerbahçe kariyerinin bu denli parlak geçmeyeceği (en azından Fantezi Futbol özelinde) aşikardı, zira orada öyle bir isim vardı ki, o ondan öte bizden ziyadeydi; ALEX DE SOUZA. Brezilyalı futbolcu saha içinde maestro kelimesinin vücut bulmuş hali gibi davranıyor, korner, penaltı, frikik, serbest vuruş nerede duran top varsa başına geçiyor ve sarı lacivertli taraftarlarca heykeli yaptırılacak kadar çok seviliyordu. Bu oyuncunun varlığı söz konusu iken, Kayserispor'dan gelen ve henüz nasıl oynayacağı bilinmeyen bir futbolcunun takımın penaltıcısı ya da frikikçisi olması mümkün değildi. Ehhh olamadı da zaten. Mehmet Topuz 2009-2010 sezonunu Fenerbahçe formasıyla 1 gol 2 asistle tamamladı. Daha iki sezon önce Ntv Fantezi Futbol oyununda en çok puan alan futbolcular sıralamasında birinci olan (188 puan), sonraki sezon Lig Tv Fantezi Futbol oyununda en çok puan alan futbolcular sıralamasında dördüncü olan (169 puan) futbolcu, bahsi geçen sezon ise bu performansıyla kendisine anca 42. sırada yer bulabildi (110 puan). Üstüne üstlük söylemeden geçmeyelim; sarı kırmızılı takımda oyundaki değeri 8m. civarında iken sarı lacivertli formayı üstüne geçirdiği andaki değeri 13m. olmuştu bile. Ne demek istediğim anlaşılmıştır diye umuyorum. Küçük takımlarda bizi kazandırdığı puanlarla ihya eden, görece olarak ucuz futbolcular İstanbul kulüpleri tarafından satın alındığında hem fiyatları artıyor hem de aynı istatistiklere ulaşması pek mümkün gözükmüyor. Bu sebeple sonraki sezonları anlatmaya gerek duymuyorum. Sadece bir-iki not ekleyeyim ve bu bahsi kapatayım. Fenerbahçe'de kariyerinin zirvesine 2010-2011 sezonunda ulaşan Mehmet Topuz ligde ürettiği 1 gol 10 asistle şampiyonluğa az da olsa katkı verdi (Alex'in gol kralı olduğu, Niang, Semih, Lugano, Dos Santoslu sezon). Daha sonraki dönemde OOP (out of position) durumuna düştü, oyunda orta saha gözükse de gerçekte sağ bek pozisyonunda görev aldı. 13m. olan fiyatı, bir sezonda üretebildiği maksimum 3 gol 3 asistlik verileri ile tercih edilmeyen ve düşünülmeyen bir Fantezi Futbol kahramanı olarak tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı.           

Tabi bu durum her futbolcu için geçerlidir, daima böyle olacaktır ve kesin bir yargıdır diye asla iddia etmiyorum zira istisnalar da yok değil. Mesela Kahramanmaraş'tan gelen Şifo Mehmet, Bursaspor'dan gelen Hakan Şükür, Sakaryaspor'dan gelen Aykut ve Oğuz gibi örnekler büyük takımlarda efsane olmuş, daha önceki takımlarından çok daha fazla istatistik verilere ulaşmış futbolcular olarak akıllarda yer etmiştir. Daha güncel bir örnek vermem gerekirse, A.Alanyaspor'dan Galatasaray'a gelen Emre Akbaba'yı söyleyebilirim. Transfer olur olmaz attığı 2 gol, duran topların başına geçmesi ve gösterdiği performansla istisnai bir durum yaratacağı belli olmuş, lakin talihsiz sakatlığı 3-4 aydır sahalardan uzak kalmasına sebep olmuştur. Düzeldikten sonraki durumuna bakıp yorum yapmak aslında en sağlıklısı elbette. Ezcümle yukarıdaki paragrafın ilk cümlesi; Mehmet Topuz, Fenerbahçe’de ilk dönemlerinde istikrarlı bir şekilde forma giymesine rağmen Kayserispor’da gösterdiği performansa hiç bir zaman ulaşamadı olan ibareyi, Mehmet Topuz öznesini değiştirerek bu minvalde olan hemen hemen her oyuncu için kurabiliriz diye düşünüyorum. Hatta aklımıza gelenleri bir çırpıda sıralarsak, yani kendi takımlarında Fantezi Futbol yarışmacılarına oldukça yüksek puan kazandırıp gittiği büyük takımda fiyasko diye tabir edebileceğimiz performanslara imza atan futbolculardan dem vurursak; Mehmet Batdal, Sezer Öztürk, Gökhan Ünal, Sercan Yıldırım, Serdar Kesimal, Murat Hacıoğlu, Özer Hurmacı, Serkan Aykut, Kemal Aslan, Okan Koç, Zafer Biryol, İbrahim Akın, Mustafa Pektemek, Celil Sağır, Veysel Cihan ve Erman Kılıç isimlerini yazabiliriz. Bunlara Amrabat, Youla, Petkov, Danny, Tabata, Emenike, Wagner Love gibi Anadolu takımlarında sivrilmiş yabancı oyuncuları da eklersek eğer, konunun bütünlüğünü güzel örneklerle pekiştirerek sizlere ulaştırdığımı umut ediyorum.

Son söz; Eyyyyyyyyy Emre Kılınç, Guilherme, Trezeguet, Efecan Karaca ve diğerleri. Sözüm sizlere; durun durduğunuz yerde, unutmayın taş yerinde ağırdır...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails