Her Sivaslı Gibi İstanbul'un Yolunu Tutan Bir FF Kahramanı: ROBINHO


Brezilya'nın Sao Paulo eyaletinin güneydoğusunda merkeze 1 saatlik uzaklıkta yer alan, 1543 yılında kurulan, adını Lizbon'daki Santos Hastanesinden alan, nüfusu 500 bin olan ve denizden bir kaç metre yükseklikte konumlanmış Güney Amerika'nın en büyük limanına sahip olan kenti Santos'tayız bugün arkadaşlar. Sebebi ziyaretimiz ise ne plaj ne de Brezilyalı kızlar. Ne kahve ne de Pele. Ne Diego, ne Ganso ne de Neymar. Burada olmamızın sebebi başlıktan da anlayacağınız üzere M.Başakşehir'in yeni futbolcusu Robson De Souza, yani kısaca Robinho. Önce profesyonel futbolculuk hayatına başladığı takımına göz atalım, zira takımından bahsedilmesi gerek, sonra bu büyük futbolcuyu illa ki konuşacağız..


Batması imkansız denilen Titanik'in buz dağına çarptığı gün olan 14 Nisan 1912 yılında kuruldu Santos kulübü. 1956 yılına kadar adı sanı pek bilinmeyen, sadece 2 kere Sao Paulo Eyalet Şampiyonu olabilen bir kulüp iken o seneden itibaren makus talihi değişen, dünya çapında tanınan ve hala en çok bilinen Brezilya takımlardan biri oldu. Santos kulübüne sihirli değneği dokunan kişi henüz 15 yaşında takıma girip, deneyimli ve yetenekli futbolcular arasında yetişen, önce takımın sonra ülkenin ve son olarak da dünyanın en iyi futbolcusu sayılan siyah inci Pele idi elbette. Dünya tarihin en iyi futbol takımı üzerine yapılan tüm tartışmalarda mutlaka adı anılan tek ekip olan Pele'li Santos Güney Amerika Şampiyonlar Ligi Copa Libertadores'i 1962 ve 1963 yıllarında kazandı ve başarılarına Avrupa şampiyonlarını yenerek devam etti. Hatta o dönemi yaşayan bazı futbol yazarları 1962 yılında Lisbon'da Benfica'yı 5-1 yendikleri maçı Pele'nin kariyerindeki en iyi oyunlarından biri olarak tanımlar. Bu en iyi futbol takımı tartışmalarda kesin galip olmamalarının tek nedeni ise de 1965 yılından sonra Copa Libertadores'de yarışmamayı tercih etmiş olmaları. Zira o dönemde Santos kulübünde finansal problemler baş gösterdi. Güney Amerika Şampiyonlar Ligi herhangi bir para ödülü içermiyordu, Pele ve takım arkadaşlarının para kazanması gerekiyordu. Takım, finansal problemleri çözmek adına bu ligden çekilip para getiren dostluk maçları oynamak için Avrupa'yı gezmeye başladı. Pele 1974 yılında takımdan ayrılana kadar daha evvel sadece 2 kere kazandıkları Sao Paulo Eyalet Şampiyonasını 11 kez, Brezilya Ligini 6 kez (5'i üst üste), Rio-Sao Paulo Turnuvasını 4 kez, Kıtalararası Kupayı 2 kez kazandılar. Bu başarıların devamı gelmedi elbette. Taa ki yıllar sonra aynı formayı giyme başarısı gösteren Robinho ile 2002 yılında Brezilya Ligini şampiyon bitirip, Neymar ile 2011 yılı Copa Libertadores'i kazanana kadar.          


Robinho, 25 Ocak 1984 tarihinde bu liman kentinde dünyaya geldi. Reşit olana kadar sürekli top oynadığını 2002 yılında ilk profesyonel sözleşmesini Santos ile imzalamasından anlıyoruz. Kulüpteki ilk sezonunda Santos şampiyon olurken, Robinho 24 maçta forma giyip, 9 gol attı. 2004 yazında, oynadığı futbol ve formuyla birçok Avrupa kulübünün peşinde olduğu bir futbolcu oldu. Fakat Santos bütün teklifleri reddettiği için takımında kalmak zorunda kalmıştı. Kaldı kalmasına da bu genç çocuktaki zenginlik kokusunu alan birileri 43 yaşında olan annesi Marina Lima'yı 6 Kasım'da evinden kaçırdı. Annesi altı hafta boyunca rehin tutuldu, sonunda fidye karşılığında sağ salim serbest bırakıldı. Robinho'nun formu doğal olarak kötü etkilendi. Bu süre içinde 8 maçta sadece 1 gol atabildi. Bu kulüpte 3 sene top oynadıktan sonra Avrupa devlerinin gözdesi haline gelen Robinho 2005 Haziran'da Real Madrid ile sözleşme imzaladı. İlk sezonunda ligde oynadığı 37 maçta 15 gol kaydetti. 2006-07 sezonunda, yeni teknik direktörü Fabio Capello'yla ters düşen Robinho, ilk birkaç ayını yedek kulübesinde geçirdi. Robinho, kendini ancak kış bittikten sonra ilk on birde görebildi. 2007-08 sezonunda 2. yarıda kendine geldi ve 14 gol - 11 asistle herkesin gözünü dolduran bir performans sergiledi. 


1 Eylül 2008 Premier League transfer sezonunun son günü 32.5m.euroya Manchester City'e transfer oldu. Robinho Guardian gazetesine verdiği röportajda, Manchester City gibi büyük bir kulüp olması ve arkadaşlar Jo ve Elano'nun bu kulüpte olmasının City'ye gelmesinde önemli rol oynadığını belirtti. Premier League'deki ilk golünü 13 Eylül 2008 tarihinde Chelsea'ye attı. 26 Ekim'de Stoke City karşısnda Premier League ilk hat-trick'ini yaptı. UEFA Kupasında ilk ve son Avrupa golünü 6 Kasım'da Twente'ye attı. Robinho ilk sezonunda Manchester City'de 14'ü Premier League ve 1 gol de UEFA'da olmak üzere 15 gol atmayı başardı. Ancak, ikinci sezonunda sakatlık nedeniyle 3 ay sahalardan uzak kaldı ve toplamda sadece 12 maçta yer alabildi. Bu maçlardan sadece FA Cup'ta bir gol atabilen Robinho 2009-2010 sezonunun ikinci yarısında City'nin teknik direktörü Roberto Mancini tarafından kadroda düşünülmediği için Ocak ayında kulüpten ayrıldı. 28 Ocak 2010 tarihinde evi olarak gördüğü kulübü Santos'a 6 aylığına kiralık olarak geri döndü. 2010 FIFA Dünya Kupası yılı olması sebebiyle direkt oynayabileceği bir kulüp seçen Robinho, Santos'ta başarılı oldu ve Brezilya Série A'da 17 maçta 19 gol, Brezilya Kupası'nda da 6 maçta 6 gol ile toplamda 23 maçta 25 gol atarak çok iyi bir performans gösterdi. Böylece Dunga tarafından Brezilya millî takımına davet edildi. Robinho 31 Ağustos 2010 tarihinde Milan ile anlaştı, Milan'ın oyuncu için yaklaşık 20 Milyon Euro ödediği tahmin ediliyor. 6 Ağustos 2014 tarihinde, 1 yıllığına Santos'a kiralandı. 16 Temmuz 2015 yılında ise şu anda eski Beşiktaşlı Talisca'yı bünyesinde bulunduran Çin kulübü Guangzhou Evergrande Taobao'ya bedelsiz olarak transfer oldu. Burada 7 ay kalan Robinho, ülkesinde Atletico-MG kulübüne transfer oldu. 2 sene boyunca oynadıktan sonra yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz diyen usta sanatçı rahmetli Kayahan misali yolu önce Madrid'den, sonra Sivas'tan geçen Brezilyalılar'dan Roberto Carlos ve Cicinho gibi Sivas'a adım attı. 1 senede ligimize damga vurmayı başarıp her Sivaslı gibi İstanbul'a göç etti ve sonunda M.Başakşehir ile sözleşme imzaladı.


Kariyerinin kısa özetini yukarıdaki paragrafta ve görselde görebilirsiniz. Bu arada Brezilya milli takımında 99 kez yer aldığını ve 28 gol attığını da ekleyelim. Şimdi ben size başka bir olay anlatacağım, bakalım buna ne diyeceksiniz. İsviçreli bilim adamları ve Norveçli balıkçılar gibi yaptıkları meslekler ile dünya çapında kendi ülkelerinin tanıtımını yapan ve markalaşan İtalyan savcıları Ocak 2013'te Milano'daki bir diskotekte tanıştıkları 22 yaşındaki Arnavut kadına topluca tecavüz ettikleri iddiasıyla 5 kişi hakkında soruşturma başlattı. Zanlılardan biri de bu yazının esas oğlanı olan 2009 yılında eşi Vivian ile hayatını birleştiren Robinho idi. Kamuoyuna açıklama yapmayan futbolcu avukatı aracılığıyla iddiaları reddetti. Dava İtalya'da sürerken Milan'dan ayrılıp ülkesine, ardından Çin'e gidip futbol oynamaya devam etti. Dava Kasım 2017'de sonuçlandı. Futbolcu tecavüz suçundan İtalya'da 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosya temyize gönderildi. Ocak 2018'de ise Robinho Türkiye'ye ayak bastı. Hakkındaki kesinleşmemiş mahkeme kararı gizli saklı değildi, her ne kadar ufak puntolarla haber olmuş olsa da bizim ülkemizde de biliniyordu. Hatta Sivasspor "karar kesinleşirse sözleşme fesih olur" maddesini sözleşmeye koymuştu. Ülkemizin tecavüz suçlularının korunup kollandığı bir yer olma konusunda dünya çapındaki bilinirliğini arttırdığının önemi var mıydı, kamuoyu bu transfere itiraz etti mi, Sivasspor'a değil de büyük takımlara gelseydi bu kadar sessiz mi kalınırdı gibi sorular cevapsız kalsa da, Robinho geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında ve bu sezonun ilk yarısında oynadığı iyi futbolla dikkatleri yeniden üzerine çekti ve ülkenin büyük kulüpleri onu kadrosuna katmak için yarışa girdi. 



Dosyası temyizde, kendisi ise transfer listelerinin üst sıralarındaydı. Büyüklerin bonservis vermeye yanaşmaması ve olağan para sıkıntısı yüzünden bu futbolcuya ilişememeleri ilk devreyi lider tamamlayan M.Başakşehir'in iştahını arttırmış olsa gerek. Kulübün ne bir stat geliri, ne bir sponsor geliri, ne bir oyuncu satışı ya da forma reklamı bilinen hiç bir yüksek geliri yok. Lakin maaş skalasına göz attığımızda Arda Turan'a yıllık 4.8M€, Adebayor'a 2.3M€, Clichy'ye 3M€, Emre'ye 1.5M€, Visca'ya 1.8M€ ve Elia'ya 1.2M€ verdiği gibi sanırım hiç bitmeyen paraları var. 35 yaşındaki oyuncuya bonservis ödeyip, yıllık da 2M€ gibi oldukça yüksek bir sözleşme ile yeni senenin ilk günlerinde transfer canlı yayınla tüm dünyaya duyuruldu. Kimsenin beklemediği bir anda Robinho, Medipol Başakşehir’in futbolcusu olmuştu. Brezilyalı forvet, "Hayalleri gerçeğe dönüştürmeye geliyorum" başlığıyla yayımladığı video ile transferi sosyal medyadan açıkladı. Canlı yayında 70 numaralı formayı giyeceğini söyledi ve "Başakşehir taraftarına büyük sevinçler yaşatmak istiyorum" diyerek her transfer sürecinin sonundaki klişe sözleri tekrarlamış oldu.


Peki son olarak şunu konuşalım, Robinho M.Başakşehir'de ne yapar? Bence çok iş yapar. Önce kendisinden bahsedersek eğer; ülkemizde hiç yabancılık çekmedi ve Sivasspor'da başarılı oldu. Gol ve asist sayıları oldukça yüksek. Ondan da önemlisi neredeyse kaçırdığı maç yok. Oyuncu sakatlanmıyor ve 90 dakika oyunda kalıyor. Penaltı da atarak geldiğini hatırlatalım. Zira M.Başakşehir takımında majör bir penaltıcısı hala yok. Yıllardır Emre ve Adebayor'un kullandığı bu ceza vuruşlarını, bu sezon ilk defa Visca üstleniyor. Ama takıma gelen bir dünya yıldızını da o top başında görebiliriz belki de. Geldiği takımdan bahsedersek eğer; geçen seneki Adebayor performansını mumla arayan, takım içinde Visca ve az da olsa İrfan Can dışında istatistik yapacak oyuncu çıkartamayan M.Başakşehir için Robinho tam da aranan kan benim fikrime göre. Mossoro'nun tüm ilk yarı boyunca sadece 1 gol 1 asist ürettiği, Arda Turan'ın ise sadece yarım saat süre aldığı düşünülürse kadro planlamasında sol açık ya da forvet arkası bölümünde görev alabilir. Ayrıca Elia ve Kerim Frei'nin istikrarsız görüntüleri, Bajic'in ağır kalması Robinho'nun direk 11 başlayacağının işaretidir kanımca. Santrofor olarak da seyredersek şaşırmayalım ayrıca. Şu andaki form durumlarını göz ardı edin ve düşünün lütfen; sağda Visca, solda Arda, 10 Numara Robinho ve santrfor Adebayor. Şaka gibi gerçekten. Bakalım Abdullah Avcı'nın hücum varyasyonları, seçeceği oyuncular kimler olacak. Hep beraber göreceğiz. Son olarak ilk devreyi en yakın rakibinden 6 puan farkla lider tamamlayan takımın yıllardan beri süregelen başarılarını bu sezon ilk defa taçlandırma şansına bu kadar yüksek olasılıkla sahip. İlk 2 hafta Trabzon deplasmanında ve içeride Kasımpaşa ile oynayacaklar. Sonra önleri açık. Şampiyon olacaklarsa eğer gol atmaları lazım, o sorunu da bu transferle çözdüler gibi gözüküyor. Yani Robinho için benim fikrim; ilk 2 hafta fikstür zorlu olduğundan beklenir, ne yaptığına bakılır. Sonra 20. hafta itibariyle kadrolarımızda Visca'nın önünde bol bol yer alır. Forvet göründüğü için belki çok kaptan yapılmaz, tahminen fiyatı da artmaz. Ama ikinci devre boyunca Robinho canlı yayında dediği gibi, nerede olduğu belli olmayan o meşhur Başakşehir taraftarına büyük sevinçler yaşatacaktır, bence öyle görünüyor...

0 yorum:

Related Posts with Thumbnails