Fantezi Futbolun Baş Düşmanı: Rotasyon


Son yıllarda yeni bir kavram futbol literatürümüze fiyakalı bir şekilde giriş yaptı; Rotasyon. Son hecesinden Fransızca kökenli olduğunu hemen anladığımız bu kelime Türk Dil Kurumuna göre ‘’Yer Değiştirme’’ anlamı taşımaktadır. Futboldaki terim karşılığı ise; yoğun maç trafiğinden bunalmış ya da hafif sakatlığı bulunan futbolcuları yedekte bekleyen arkadaşları ile değiştirip dinlendirerek, performanslarını uzun vadeye yayma amacı taşımakla birlikte, tüm takımı her an oynar pozisyonda hazır tutmak ve bu sayede başarı adına her bir futbolcudan maksimum verim almak istemektir. Teknik Direktörler bu rotasyonu genellikle Avrupa Kupası maçları öncesi ve sonrasında, kupa maçlarında, kolay rakiplerle karşılaşırken veya erkenden skor aldıkları maçların ikinci yarılarında uygularlar. Bazı Teknik direktörler ortalama 13-14 futbolcu ile sezonu tamamlarken bazıları ise 18-19 oyuncuyla rotasyon kavramına göz kırparlar. Bu durum tamamen futbola ve futbolcuya bakış açısıyla alakalı bir durum olmakla beraber, mecbur kalınmasının da (sakatlık, formsuzluk vb.) rotasyon yapmakla çok ilgisi vardır. Bir-kaç örnek verecek olursak; 2010 yılında Frank Rijkard Galatasaray’ın başına gelip de ligler başladığında; pek necip medyamızın manşetlerinden ‘’Yine farklı bir 11’’ cümlesi eksik olmazdı. Ülkemize dair benim hatırladığım en fazla değişikliklere yer veren hoca olur kendileri ki; anımsarım Arda, Kewell, Nonda, Elano, Keitalı kadro ile bitmek bilmez ilk 11 şaşırtmaları yapardı. Hafızam Karl Heinz Feldkamp’ın değişiklik sever yapısını ve Mustafa Denizli’nin şapkadan tavşan çıkarmalarını (santrfor Ali Güneş) da unutmamış. Bu zamanlara gelecek olursak; Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola’nın David Silva, İlkay Gündoğan, Sane, Aguero, Bernardo Silva, Jesus, Sterling arasında tercih yaparken beynine girebilmeyi ve ona göre kadro yapabilmeyi çok isterdim diyebilirim.

Futbol seyircisi için rotasyon kavramı belki bir futbol güzelliğini ifade ediyor olabilir. Maalesef seyirciye kapalı antrenman sahalarına artık giremeyen ve canlı olarak sadece hafta sonlarında tüm futbolcuların performanslarını görebilen meraklı futbol severler için ikame futbolcunun yaptıkları heyecan verici olabilir, lakin bir Fantezi Futbol sever için adeta kabus gibi bir kavram bu rotasyon. Hatta abartayım, başlığa da selam çakayım; ‘’Bir Fantezi Futbol düşmanıdır Rotasyon!’’ Kimin cezalı olduğuna dair bir haberi bu devirde artık kaçırmak pek mümkün gözükmüyor. Doğru bilgiye hemen her siteden ulaşmak artık mümkün. Görece olarak sakatlıkları da az çok çözebiliyor ve ona uygun savunma mekanizmaları geliştirerek kadro seçimlerimizi yapabiliyoruz. Fakat Teknik Direktörlerin her hafta kimleri dinlendireceği, kimleri bir sonraki maça saklayacağı, kimlerin hafta içi performansını beğenip beğenmediğini tahmin etmek tam bir soru işareti! Kafasının içinde değiliz ki bilelim! Spor sitelerinin her biri başka bir futbolcuyu yedek kulübesine mahkum eder, hepsi başka bir muhtemel ilk 11 beyan eder. Hele ki bir sonraki maç çok önemli bir Avrupa Kupası maçı olsun ve o hafta kolay bir rakiple oynansın, işte karşınızda kaos! Buyurun cenaze namazına…

Burada karşımıza Mavi Sakallı ‘iki yol’ çıkıyor. Sizi yanıltmayacağına inandığınız muhabir ve spor sitelerinin haberlerini okumak ve o takımın Teknik Direktörünü tanıma eşiğinize bakıp seçeceğiniz futbolcunun rotasyona girmeyeceğini düşünerek kadronuza eklediğiniz biraz riskli olan birinci yol ile hiç bunlara paye vermeden yüzde bir olasılıktan dahi uzak durup rotasyona uğramayacak olan garanti oyunculara yönelmenin olduğu sıfır riskli ikinci yoldur. Yollar bunlar, tercih sizin. Her tercih bir vazgeçiştir ve her tercih sizin kaderinizi belirleyecektir. Ağlamak da var gülmek de, kazanmak da var kaybetmek de. Sonunda değişmeyen şey ise rotasyon kavramının biz Fantezi Futbol severler için bölüm sonu canavarından hallice ızdırap ile eş değer olmasıdır. Aranızdan ayrılırken bu durumu çok hoş bir şarkı ile pekiştirirsem anlamanıza daha da yardımcı olacağını düşünerek bol rotasyonsuz günler diliyorum. O halde Levent Yüksel’den gelsin;



0 yorum:

Related Posts with Thumbnails