0 com

Muhtemel FF Kahramanı: Donis Avdijaj

Fantastik Transfer Dosyası yazı dizimizin sekizinci bölümündeki yeni kahramanı, öncesinde tanımadığımız bir oyuncu olmasından mütevellit daha doğru bir tanımlamayla, Muhtemel Fantezi Futbol Kahramanı Trabzonspor'a transfer olan; Donis Avdijaj

Bu güne kadar bu sitede yazdığımız transferleri aşağıya tek tek sıraladım. Merak edip okumak isterseniz her birinin üstüne basmanız yeterlidir.

1-) Bir FF Kahramanı: Aatif Chahechouhe

🚙

Trabzonspor, Kosovalı oyuncu Donis Avdijaj ile 1+3 yıllık sözleşme imzaladı. Evet yanlış yazmadım ya da okumadınız, 3+1 değil 1+3. Bunun sebebi Trabzonspor futbolcunun eski sabıka dosyasını inceledi ve sanki 1 senelik deneme sürecine sokacakmış gibi davranıp bu özel yetenekli ama disiplinsiz gence imzayı attırdı. Ayrıca oyuncuya ilk yıl 274 bin Euro, opsiyon hakkının kullanılması durumunda diğer seneler sırasıyla; 375 bin, 500 bin ve 500 bin Euro ödeyecek. Ligde sadece bir maç kazandıracağı an tüm maliyetini karşılayacak tarzda bir sözleşme, sudan ucuz, resmen şaka gibi! Trabzonspor'un yönetim aklını, bütçeyi doğru kullanımını ve gençlere yaptığı çok dengeli yatırımı alkışlamamak elde değil. Gelin koca bir bravo ile açılışı yapalım...


Donis Avdijaj Almanya'nın Osnabrück kentinde Kosova'dan Almanya'ya göçen Kosova-Arnavut kökenli bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Futbola 5 yaşında doğduğu kentin SV Atter takımında başladı ve daha sonra Osnabrük altyapısına geçiş yaptı. Yeteneği, hızı ve tekniğiyle Schalke scout ekibinin dikkatini çeken futbolcu, 2011 yılında Alman ekibinin altyapısına dahil edildi. Schalke altyapısında zaman zaman kanatta oynatılmasına rağmen, U17'de 26 maçta 15 gol, U18'de 25 maçta 44 gol 13 asist gibi istatistikler elde eden Avdijaj anında futbol otoritelerinin de dikkatini çekti. 18 yaşında Ruhr bölgesinde büyük üne kavuşan Donis Avdijaj Schalke ile profesyonel sözleşme imzaladı ve İngiliz kulüplerinin peşine düşmesi sebebiyle sözleşmesine 49 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi koyuldu. A takımda ilk kez oynayacağı Chelsea karşısında yedek olarak bekleyen Avdijaj oyuna giremedi. Maçtan sonra ''Hoca seni niye oyuna almadı?'' diye soran gazeteciye ''Galiba rakibe acıdığı için, onları dağıtırım diye korkmuş olabilir'' şeklinde cevap verdi. O dönemlerde Mesut Özil gibi daha sonraları Sane gibi isimleri dünya futboluna kazandıran Schalke takımında Julian Draxler'in veliahdı olarak gösterildi. Kısa hayatının tam zirvesine çıkacakken tüm bu yükselişi ve kendisini bitiren olay, kısaca kader anı kullandığı Amg Mercedes ile kaza yapmasıydı. Arabayı resmen hurdaya çevirdi. O sıralarda yıllık kazancı 120 bin euro civarındaydı (aylık 10 bin euro) ve arabanın değeri yıllık kazancından daha fazlaydı. Daha sonra anlaşıldı ki; illegal oto yarışları yapıyorlardı ve gece yarısından sonra şehir içinde büyük paralara iddiaya giriyorlardı. Polis ehliyetine el koydu, olay yerine gelen Alman polislerine ''Ben futbolcuyum, siz kimsiniz, ben sizi satın alabilecek kapasitedeyim'' dedi. Polisler şikayetçi olunca mahkemeye çıkartıldı, ceza aldı ve böylece Schalke kulübünün bütün olaylardan haberi oldu. Kulübü kendisini kadro dışı bıraktı ve arkadaş çevresinden uzaklaştırmak için Avusturya liginden Sturm Graz takımına kiraladı. Bir buçuk sene boyunca burada oynadığı 45 maçta 13 gol atıp 11 asist yaptı. Genellikle sol kenarda oynadı ve oldukça iyi bir performans gösterdi. 


Mayıs 2016'da medyamızda bir haber çıktı. Haber şuydu; ''Beşiktaş'ın şampiyonluğunu ilan ettiği Osmanlıspor maçını izlemek üzere ülkemize gelen Donis Avdijaj sezonun bitimiyle beraber Schalke 04'e geri dönecek ve futbolcunun menajeri oyuncusunun takımında fazla forma şansı bulamayacağını düşünüyor. Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterecek olması sebebiyle oyuncusunu siyah beyazlılara önerdi. Bu kişi aynı zamanda sakatlığından ötürü Beşiktaş'ta kadroya giremeyen Veli Kavlak'ın da menajerlik işlerini yürütüyor...'' Stadı arkasına alıp fotoğraf çektiren ve 1 hafta İstanbul'da bekleyen Donis'in transferi Şenol Güneş'in istememesi nedeniyle gerçekleşmedi. İtalya'dan Juventus ve Inter, İngiltere'den Liverpool ve Arsenal'in takip ettiği bir oyuncunun istenmemesi, Sturm Graz'daki performansından sonra Schalke'ye geri dönmesi ve Schalke'de 9 maçta 2 gol atmasına rağmen daha sonra Roda'ya kiralanması tamamıyla mental tarafındaki sıkıntıya işaret ediyordu. Çünkü Donis Avdijaj Almanya'da bir-iki antrenmana geç kalmıştı ve bazı disiplinsiz davranışlardan dolayı tekrar kadro dışı bırakılmıştı. Daha sonra Schalke bu disiplinsiz oyuncudan kurtulmak istedi ve satış listesine koydu. Futbolcu satılmasına karşı çıktı ve sadece kiralık gidebileceğini söyledi. Schalke bu yüzden Donis'i Hollanda'ya yollamıştı. Futbolcu Roda'da yarım sezonda 14 maçta 4 gol atıp 2 asist gerçekleştirdi. Futbol yorumcuları Roda'nın kümede kalmasına ihtimal dahi vermiyorlardı. Orada gösterdiği performansla Roda'yı kümede tuttu ve sezon sonunda tekrar Schalke'ye geri döndü. 2018-2019 sezonu başında artık ondan umudunu bütünüyle kesen Schalke, Willem II takımına bedelsiz olarak transferine izin verdi. Willem II'de 19 maçta 8 gol atıp 6 asist gerçekleştirdi. Ancak sezonu tamamlayamadı. Disiplinsiz davranışlarından, aldığı fazla kilolarından ve düzenli hayat yaşamadığından dolayı süresiz kadro dışı bırakıldı ve sözleşmesi Mart 2019'da fesih edildi. Almanya'da yayın yapan Kicker, kadro dışı bırakılmasının sebebi olarak maçtan bir gece önce dışarıda alkol alması ve otele kadın getirmesini gösterdi. Ancak o dönemde Willem II kulübü bu söylentileri yalanladı. Bunun üzerine futbolcu İtalya'da Pescara ile idmanlara çıktı ancak beğenilmedi ve bugüne gelindi.

Donis Avdijaj henüz 23 yaşında olmasına rağmen gerçekten de çok masum gözükmüyor. 2014 yılında aracı yasa dışı bir yarış organizasyonuna karışmış, sonraları ona ait olmadığı ispatlanınca ceza almaktan kurtulmuştu. 2016 yılında ise Mercedes'i ile kırmızı ışıktan geçen yayaları ezmekten son anda kurtulmuş, park halindeki araçlara çarpmış ve bu kez ceza almaktan kaçamamıştı. Oynadığı takımlarda takım arkadaşları ile yaşadığı sorunlara genellikle saha içindeki bencil davranışları sebep olmaktadır. Takım savunmasına destek vermeyen oyuncu, aynı zamanda bulduğu fırsatları da kendi kullanmayı tercih ediyor. Kırmızı krampon giymeyi seven Avdijaj iyi seviyede Almanca, İngilizce orta seviyede de Arnavutça, Sırpça ve İspanyolca bilmektedir. Kariyerinde 8 kez (biri göz yaralanması) sakatlık geçiren futbolcu toplamda 325 gün sahalardan uzak kalırken en uzun sakatlık süresi; 2016-2017 sezonunda Schalke'de menisküs problemi sebebiyle 3,5 aydır. Kendisi ile ilgili basında profesyonel olmadığı ve oldukça şımarık bir karakterde olduğu haberleri çıktı. Hatta futbolcu olamasaydı kesin komedyen olurdu dahi denilmiştir. Bir dönem Alman genç milli takımında da denenen yıldız oyuncu, ardından cesur bir kararla Kosova Milli Takımı'nı tercih etmiştir. Hatta Türkiye ile oynanan milli maçta sahada olmak istemiş ancak statü izin vermemişti. 6 maçta 2 golü var. Donis, şimdilerde Fenerbahçe'ye transfer olan Vedat Muriqi'nin milli takım arkadaşıdır. Ülkemize ayak bastıktan sonraki ilk açıklamasında ''Bu şehrin (Trabzon) futbola ne kadar düşkün olduğunu ve taraftarın takımını çılgınlık derecesinde sevdiğini biliyorum. İnternetten gollerimi seyredip, beni tebrik edenler var. Kimsenin şüphesi olmasın. Daha güzellerini atacağım ve futbolumla tribünleri coşturacağım. Buraya o çılgın taraftarları mutlu etmek için geldim" demiştir. Bir dönem Galatasaray'da scout şefi olarak görev yapan Mahmut Alpaslan, Donis Avdijaj için, ''Trabzonsporlular ikinci Visca'yı izlerler. Daha çok genç. Bravo kim bulduysa. Türkiye değişik bir oyuncu izleyecek'' yorumunu yapmıştır. 19 yaşında bir erkek kardeşi vardır ve kardeşi Qerim Avdijaj Almanya 5. Lig'inde TuS Bersenbrück takımında forvet olarak futbol hayatını sürdürmektedir. Türkiye'ye transferinin ardından en çok merak edilen konulardan birinin soyadının nasıl telaffuz edileceği olacaktır. Aatif Chahechouhe kadar olmasa da soyadının değil de adının daha çok kullanılacağını düşünüyorum. İlla soy adını kullanacak spiker, spor yazarı ve sunuculara ise yaptığım araştırmalar sonucu iki seçenek sunuyorum. Birincisi ''Afdiyaj'' ikincisi ise ''Avdiyay'' şeklindedir. Seçim sizin...


Yeni sezonda bu futbolcuyu Trabzonspor'da, Nwakaeme veya Abdülkadir Ömür'ün alternatifi olarak kanatlarda izleyeceğiz. Kafasını futbola verirse bordo mavili kulübü şampiyonluk potasına sokar, bol sıfırlı bir sözleşmeyle Avrupa'nın yoluna tutar. Zira hakkında yazılan tüm olumsuz nitelendirmelere rağmen Donis resmen golü kokluyor, nerede duracağını çok iyi biliyor, iyi bir bitirici. Sağ ayaklı olduğu için en iyi performansını sol tarafta (ters ayakla içeri kat ederek) oynarken gösteriyor. Fakat Schalke'nin alt yaş takımlarında  kalenin önünde etkili olduğu için devamlı ortada oynadı. Hem santrfor oynayabiliyor, hem de ofansıf orta saha olarak santrfor arkası. Kanatlarda sıfıra inip orta kesmiyor, topla birlikte içeri giriyor. Gol atmayı seviyor ama eğer Ünal Karaman başarılı olmasını istiyorsa ufak tefek hatalarına göz yummak zorunda. İdmanlara geç kalma alışkanlığı var. Biraz sonradan görme deniliyor kendisi için. Takımdaki gençleri toplayıp sinemaya götürür tipte birisi. Eli açıktır, şaka yapmayı, gülmeyi sever, içi dışı birdir. Tatlı dille ona güvendiğini gösterirsen sahada ne varsa ortaya koyar. Birebir mücadeleyi seviyor, çalıma girer ve adam geçer. İstatistikleri bu yaştaki bir oyuncu için muazzam. 5 senedir penaltıda topun başına geçmediğini hatırlatırım. PO Sosyal Ligde fiyatının 6m. euro ve mevkisinin orta saha olacağını ve duran toplarda sıranın ona gelmeyeceğini (Sosa ve gitmezse Yusuf) düşünüyorum. Öncelikli olarak sol kanat rotasyonuna katılacaktır ve o bölgede Nwakaeme ile ikameli yer alacaktır. Lakin sağ kanatta da sırıtmayacak, Abdülkadir Ömür'ün ardında yer alacak hatta 10 numara mevkisinde de değerlendirmeye alınacaktır. Stoper ve santrfora nokta isabetli transferler gelirse Trabzonspor'un oldukça başarılı bir sezon geçireceğini düşündüğümden, kadrolarımızda sık sık yer vereceğimizi de ön görüyorum. Elbette geçmiş hatalarını tekrarlamazsa.

Ezcümle; 4 ay önce kadro dışı kalmasaydı, o güne kadar 19 maçta 8 gol 6 asiste imza atmış Donis'i kendisini izlemekle görevlendirilen Juventus ve Arsenal scoutlarının raporları doğrultusunda önümüzdeki sezon bu iki takımdan birinde izleyebilirdik belki de. Ama kader işte böyle bir şey. Ama kelimesini kullandım ya, şimdi aklıma geldi. Sosyal medyada okuduğum ve referans kabul edilecek kadar fikirlerine güvendiğim her spor yazarı inanılmaz bir yetenek deyip ama kelimesinin altını çiziyor. Ama kafasını sahaya verirse, ama futbol oynamak isterse, ama eski hatalarını tekrarlamazsa, ama ama ama... Nasıl ki ama'dan önceki tüm cümleler anlamsızdır denir, ben de ama kelimesine dikkat çekiyorum ve; ''Karşımızda çok çok özel bir yetenek var ama unutulmasın, gençlerle geçen sezon harikalar yaratan Ünal Karaman'ın soyadının içinde de bir ama var...'' diyorum. Dikkat!

0 com

Muhtemel FF Kahramanı: Fredrik Gulbrandsen


image by Birol Sezgin

Fantastik Transfer Dosyası yazı dizimizin yedinci bölümündeki yeni kahramanı, öncesinde tanımadığımız bir oyuncu olmasından mütevellit daha doğru bir tanımlamayla, Muhtemel Fantezi Futbol Kahramanı RB Salzburg'dan M.Başakşehir'e transfer olan; Fredrik Gulbrandsen

Bu güne kadar bu sitede yazdığımız transferleri aşağıya tek tek sıraladım. Merak edip okumak isterseniz her birinin üstüne basmanız yeterlidir.

1-) Bir FF Kahramanı: Aatif Chahechouhe
2-) Bir FF Kahramanı: Hugol Rodallega
3-) Muhtemel FF Kahramanı: Mamadou Samassa
4-) Bir FF Kahramanı: Ryan Babel
5-) Muhtemel FF Kahramanları: J.Durmaz ve V.Ozornwafor
6-) Muhtemel FF Kahramanı: Max Kruse




Başakşehir kulübü tarafından imza attırdığı yeni santrforunun sosyal medyadan duyurulması yukarıdaki şekilde oldu. Böylelikle The King In The North Jon Snow ve Kuzeyin Oğlu Volkan Konak'dan sonra yeni bir kuzeyli terim daha girdi hayatımıza geçtiğimiz günlerde. Kuzeyin kralı geldi diye lanse edilen Fredrik Gulbrandsen 10 Eylül 1992 yılında Lillestrom'de dünyaya gözlerini açtı. Doğduğu yerin alt yapısında 17 yaşında profesyonel olup 2010 yılının Mart ayında Fk Lyn'e kiralık olarak yollandı fakat 3 ay sonra geri döndü. 3 sene daha takımında görev alan Norveçli oyuncu 63 maça çıktığı Lillestrom kariyerinde 9 gol 7 asistlik bir performans gösterip 400 bin euro bonservis bedeliyle Molde takımına transfer oldu. Molde takımında 3 sene oynayıp 56 maçta 28 gole katkı yaparak (23 gol 5 asist) dikkatleri üzerine çekti (o zamanlar takım arkadaşının şu anda Galatasaray'da top koşturan Martin Linnes olduğunu da ekleyeyim). Daha sonra 800 bin euro verip bonservisini satın alan Avusturya takımı RB Salzburg ile sözleşme imzalayan futbolcu ilk defa yurt dışında çıkmış oldu böylece. Bir 3 aylık kiralık macerası daha başından geçen oyuncu için bu sefer adres NY Red Bulls idi. Red Bull firmasının her iki kulübe de sponsor olmasından mütevellit ihtiyaç dahilinde gerçekleşen kısa bir misafirlik diyelim buna biz. Amerika'da oynadığı MLS'te 12 maçta gol atamayıp sadece 1 asist yapabildi. Tekrar döndüğü RB Salzburg'da çıktığı 107 maçta 32 gol attı, 18 asist yaptı. Özellikle son 2 senedir performansını artıran ve 90 maçta 30 gol atıp 17 asist yapan Fredrik Gulbrandsen'i diğer Türk takımları nasıl kaçırır, parasızlıktan kıvranırken nasıl görmezden gelir ya da ilgilenmez akıl alır gibi değil! Glubrandsen 27 yaşında olsa da son yıllarda kendisini buldu, kişisel kariyerinin tam da zirvesindeyken geliyor. Gençlik döneminde adından pek söz ettiremedi ama olgunluk döneminde beklenen kaliteyi yavaş yavaş gösteriyor. Norveçli futbolcu şimdi Başakşehir'e bonservis bedeli olmaksızın imza attı ve gollerini İstanbul takımı için sıralayacak.

Fredrik Gulbrandsen ayrılmadan hemen önce Salzburg kulübünün resmi internet sitesine yaptığı açıklamada, "Ayrılık kararımın doğru olup olmadığını bilmiyorum. İçgüdüsel olarak duygularımla bir karar aldım. Yeni bir şeyler denemenin zamanı geldi. Her futbolcu gibi daha büyük bir ligde oynama hayallerim var. Salzburg, Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ve bu kararı almak kolay değildi. Ben de Şampiyonlar Ligi'nde oynamak istiyorum. Umarım orada bir maç bile oynayabilirim. Salzburg'u her zaman takip edeceğim" dedi. Takım arkadaşlarının basında yer alan açıklamalarında paranın bunda çok etkisi olduğunu, Türk liginde oynamanın daha iyi bir sözleşme anlamı taşıdığını ifade ettiklerini belirtmeliyim. Norveçli oyuncunun Milli takım karnesi zayıf. 2014 yılında ilk kez çağrıldığı A takım için sadece 3 kez forma giydi. Gol ve asisti yok. Geçen sezon Salzburg ile lig ve Avusturya kupasını kazanan kadroda yer alıp takımına gerekli katkıyı yaptı. Lillestorm'da 19 ve 9, Molde ve NY Red Bulls'da 8 ve RB Salzburg'da 21 numaralı formaların arkasında adı yazıyordu. Hayatında 1 kez penaltıda topun başına geçti ve 21 Eylül 2017 tarihindeki kupa maçında ASK-BSC kalecisi Kuru'yu mağlup ederek gol sevinci yaşadı.  


Çoğu futbol severin adını daha evvel duymadığını, duysa bile en azından doğru bir şekilde tekrarlayabileceklerini sanmadığım futbolcunun menajeriyle Galatasaraylı Martin Linnes'in menajerinin aynı kişi olduğunu söyleyerek analizime devam edeyim. Hatta devre arası Galatasaray için, sezon sonu Fenerbahçe için adının geçtiğini de hatırlıyorum. Norveçli futbolcu 1.75 cm. boyunda, 74 kilogram ağırlığında. Bir santrfora göre kısa ama bir sonraki paragrafta okuyacağınız üzere oldukça hızlı. Transfermarkt değeri 4 milyon euro. Bu siteden devamlı bahsediyorum, genellikle istatistik verilerinden de yararlanıyorum çünkü burası bir kıstastır benim nazarımda ve bu değeriyle 27 yaşında bedelsiz bir oyuncu almak güzel iş doğrusu. Hem de o mevkide yer alan Adebayor ve Bajic'i elden çıkarttıktan hemen sonra. Youtube'da onunla ilgili seyrettiğim videolardan ve internetteki sınırlı bilgi kaynaklarından okuduğum kadarıyla; çok hızlı, sert, ayakları yere sağlam basan, kolay sakatlanmayan, takım için elinden geleni yapan, ortalama üstü bir tekniği olan futbolcu olduğunu söyleyebilirim. Bizim ligimizin kalitesi, genel yapısı ve Kuzey Avrupa kökenli oyuncuların sanki 40 yıldır oynarmışçasına geldiği takımlara hemen uyum sağlaması düşünüldüğünde sürati ile iş yapacağını, muhtemelen 8-9 civarında gol atıp 5 ve üstü asist yapacağını, PO Sosyal Lig futbolcu değerinin ise en fazla 7,5m. euro olacağını tahmin ediyorum.   

Football Manager 2019 oyunundaki veriler ışığında devam edersem; Fredrik Gulbrandsen'in çalışkan forvet diye tanımlandığını söyleyebilirim. Hem sağ hem de sol ayağını kullanabildiğini, santrfor mevkisi dışında sağ ve sol kanatlarda görev alabildiğini, Norveççe ve Almanca'yı akıcı, İsveççe'yi iyi derecede, İngilizce ve Danca temel düzeyde konuşabildiğini belirtebilirim. 14 Şubat 2015 tarihinde çapraz bağlarından ameliyat olan futbolcu tam 8 ay boyunca sahalardan uzak kaldı ve o tarihten bugüne her hangi bir sakatlık yaşamadı. Aşağıya oyunda yer alan tüm özelliklerinin 20 puan üzerinden değerlendirildiği futbolcu infosunu koyuyorum, siz bir bakın üzerine konuşalım.






Fiziksel özellikler bakımından üst düzey bir oyuncuya bakıyoruz şu an. Bizim ligimizde daima iş yapabilecek ve kanatta da görev aldığında başarılı olacağının göstergesi bu puanlar. Sadece zıplama özelliğini ayırıyorum, o biraz düşük. Zihinsel özellikler bakımından agresifliğin 17 ve cesaretin 16 olması sert bir futbolcu olduğuna işaret ediyor. Karar alma, liderlik, önsezi puanları düşük olsa da özel yeteneğin 15 puan olması oldukça iyi. Topsuz alanı 12 olan forvet oyuncularının biraz sıkıntısı olacağını hatırlatalım. Bu konuda kendini geliştirmeli. Teknik özelliklerde ise bir santrforun bitiriciliğinin 13 puan olması kötü. Aynı şekilde ilk kontrol, orta yapma, pas puanlarının vasatın altında görünmesi çok da teknik bir oyuncu olmadığı, daha çok fiziği, mücadelesi ve sertliğiyle kendini göstereceği anlamı taşıyor. Takım için savaştığını, çalışkan olduğunu, pres yapabildiğini ve maç boyunca ayakta kalabildiğini düşünüyorum ben. Norveçli oyuncuların genellikle aşırı yetenekli olmayan, disiplinli, iş ahlakı olan, basit ama faydalı oyuncular oldukları düşülürse çok sorun yaratamayan, bu ligde iş yapacak, güzel bir transfer diye nitelendirebilirim açıkçası. Yukarıdaki puanlama listesinde teknik özelliklerini görüp çöp ilan etmeyin lütfen. O kadar da kötü değil hani. Zaten fiziksel ve zihinsel özelliklerinin yanında bir de teknik özellikleri de iyi olsaydı Başakşehir'e değil de Sevilla'ya çoktan gitmişti. Futbol kamuoyundaki mali kriz ortamında ilaç gibi geldi Başakşehir'e. Okan Buruk; Demba Ba, Muhammet Demir, Robinho ve Fredrik Gulbrandsen'i güzel bir dağılım ve rotasyonla çok faydalı bir şekilde kullanabilir. Ben Robinho ile birlikte kesinlikle ilk 11'de yer alacağını ve Başakşehir'in geniş kadro derinliği için değil, maça başlayan 11'de yer alabilecek kalitede bir futbolcu olduğu için alındığını düşünüyorum. Son olarak duran toplardaki puanlarını gördükten sonra ve takımda Marvel Kahramanımız Visca'nın varlığı da hesaba katılırsa sanırım söylenecek tek cümle var; ''O toplara asla giremez!''

2 com

Muhtemel FF Kahramanı: Max Kruse

image by Birol Sezgin

''Farkı azaltmak için rakip kaleye yüklenen deplasman ekibi Werder Bremen, 28.dakikada kaptanı Max Kruse’nin penaltı golüyle farkı bire indiriyordu. Alman oyuncu bu sezon penaltıdan üçüncü toplamda onuncu golünü kaydederek PO Sosyal Lig’de toplamda 189.puanını kazandırmış oldu…''

Geçen sene Bundesliga’yı takip edip gözlemci raporlarımızı “Fantezi Futbol Almanya” (ya da ne biliyim FF Doyççland gibi bir şey) sitesi için yazıyor olsaydık, Fenerbahçe’nin 2019-20 sezonu yaz transfer döneminde yaptığı en flaş transfer olan Maximilian Kruse’nin F.Düsseldorf maçında attığı golden sonraki raporumuzda yukarıdaki satırları karalayacaktık. Bir maçta daha forma giyip sezonu PO Sosyal Lig puanlamasına göre 193 puanda kapatan Max, ligimizde bu istatistiği yapsaydı Diagne ve Vedat Muriqi’den sonra en çok puan kazandıran forvet oyuncusu olmuş olacaktı. Bundesliga ve Süper (!) ligimizi bir kıyaslayınız -ki çok zaman almaz rahatlıkla kıyaslarsınız-, bu haylaz Almanın 2019-20 sezonu için nasıl bir Fantezi Futbol Kahraman adayı olduğunu net bir şekilde görebilirsiniz. 

88 Mart’ının 19’unda, Almanya’nın kuzeyinde Reinbek’de dünyaya gözlerini açan Maximilian’ın futbolla buluşması çok sürmeyecekti. Madem 4 yaşıma geldim, yürüyorum, koşuyorum, iyi kötü konuşuyorum, daha ne bekleyeceğim deyip 1992 yılında doğduğu kentin takımı olan TSV Reinbek altyapısında futbola başlayan küçük Max, 10 yaşında ilk transferini bir Hamburg takımı olan SC Vier- und Marschlande’ye giderek gerçekleştirdi. Büyüyen, serpilen genç Max, keşfedilmesi ile 2006’da Werder Bremen’in kapısından ilk kez içeri girdi ve W.Bremen II takımı ile Alman 4.Ligi Regionalliga’da mücadele etmeye başladı. Alman Milli takımıyla da gecikmeden tanışan oyuncu, 2007 Avrupa 19 Yaş Altı Futbol Şampiyonası’nda U-19 Alman Milli takımında yer aldı. 29 Eylül 2007’de W.Bremen-A.Bielefeld maçının 62.dakikasında oyuna girerek Bundesliga’da ilk kez süre alan Max, bu ligdeki yarım saatlik mesaisinden sonra W.BremenII’de 2 yıl daha geçirdi ve St.Pauli’ye transfer oldu. 2011-12 sezonunda Bundesliga II’de 13 gol 6 asistlik performans sergileyen Kruse’nin yıldızı iyice parladı ve 2012 yazında ilk bonservisli transferinde 500 bin Euro bedelle SC Freiburg'a transfer oldu.


Freiburg’daki kariyerine fırtına gibi başlayan Max, Bundesliga’nın dikkat çeken golcüleri arasına çoktan girmişti bile (Türk spor basınında ilk yer alması da bu sezonun devre arasında gerçekleşti. Beşiktaş’ın transfer listesine girdiği ve dönemin Beşiktaş teknik direktörü Samet Aybaba’nın kendisini çok istediği iddia edilmişti. Daha sonra 2016’da G.Saray için İstanbul’a gelip Riekerink ile görüştüğü de yazıldı). Takımı o sezon Avrupa Ligi’ne gitmeye direkt hak kazanırken; kendisi de B.Mönchengladbach’ın yolunu tutuyordu. Bu arada Alman A Milli takımı ile de tanışan Kruse, 29 Mayıs 2013’te Ekvador ile oynanan hazırlık maçı için davet aldı ve bu maçta 79 dakika sahada kalıp Lukas Podolski’nin attığı golün asistini yaptı.

M'gladbach’ta da vitesi düşürmeyen Max, başarılı 2 sezonun ardından 12 milyon euroluk bir bonservis bedeli ile Wolfsburg’a transfer oldu. Wolfsburg’ta geçirdiği sezonda Şampiyonlar Ligi ile de tanışan ve Devler Liginde 9 maçta 2 gol atıp 1 asist kaydeden oyuncu Bundesliga’da da 6 gol 6 asistle sezonu kapatıyordu. İnsanoğlu kuş misali, bizim Max yine yerinde duramayarak kendisini profesyonel liglerle tanıştıran takıma, Werder Bremen’e geri dönüyordu. 3 sezon sürecek ikinci Bremen macerasında gollerine devam eden Kruse, son sezon takım kaptanlığına yükseliyordu. 2018-19 sezonu ile birlikte 13 yıllık Almanya kariyerine son veren Maximilian, Kadıköy’ün yolunu tutuyordu. Bundesliga’da çıktığı toplam 250 maçta 74 gol 68 asiste imza atan yıldız, 14 kez Alman milli takımında yer alıp 4 gol kaydetti.

Fenerbahçe tarihindeki altıncı Alman oyuncu olan Max Kruse hücumda çok yönlü bir oyuncu. Santrfor, 10 numara, 9.5 numara, sağ/sol forvet gibi geniş bir hücum yelpazesini bileklerinde ve zihninde barındırıyor. W.Bremen’deki son sezonunda 4-5-1, 4-3-3, 4-3-1-2, 4-4-2 gibi çok farklı formasyonlarda farklı görevler üstlendi. Yüzü kaleye dönük çok etkili olan oyuncu geniş alan bulduğunda bitiriciliğini ve oyun zekasını kolaylıkla sergileyebiliyor. Takım oyununa odaklı bir futbolcu. Arkadaşları ile sahada iyi iletişim kurarsa onları da yukarıya çekiyor. Sırtı dönük oyunlarda ve dar alanda zorlanabilen oyuncunun hava hakimiyeti kötü olmasa da çok fazla kafa golü kaydettiğini söyleyemeyiz. Max Kruse, Bundesliga kariyerinde hiç penaltı kaçırmadı, 12’de 12, %100 ile atıyor. Kornerlerde ve diğer duran toplarda da topun başına geçiyor, Fenerbahçe’nin bu konudaki problemini büyük ölçüde çözecektir. Hakim ayağı sol ayağı olmasına rağmen sağ ayağını da iyi kullanıyor. Geçen sezon Bremen forması ile Bundesliga’da kaydettiği 11 golün 7’si sol 4’ü sağ; 9 asistin 6’sı sol 3’ü sağ ayak menşeli.


Tabii bir de oyuncunun özel hayatındaki sansasyonları var, hepinizin malumu. “Bunlar özel değil, genel genel” dediğinizi duyar gibiyim. Alman Milli takımına kadar yükselmiş bir oyuncu için biraz fazla hareketli bir özel hayatı olmuş kendisinin. Hayat kadınlarıyla yaptığı konuşmaların internete sızması, poker tutkusunun kameralara yansıması, 2014 Dünya Kupası Alman milli takımı kadrosuna alınmışken milli takım kurallarını ihlal ettiği için kadrodan çıkarılması ve bu olaydan birkaç gün sonra yine dünya çapında bir poker turnuvasına katılması, 2016’da tekrar milli takıma davet edildiği hafta Berlin’de bir gece kulübünde görüntülendiği için tekrar kadrodan çıkarılması, muhteviyatında sevdiceğiyle +18 münasebetleri olan bir kasetin malum mecralara düşmesi falan filan… “Leblebi” ve “Çorum” gibi özdeşleşen iki kelime olan “Alman” ve “Disiplin” kelimeleri, bizimkinde pek karşılık bulmuyor anlayacağınız. Geçen sezon öncesi poker oynamak için tatilde Las Vegas’a giden Çılgın Max, tatilden kilo fazlasıyla dönüp fazla yağlarından kurtulmak için liposakşın yaptırması ve Wolfsburg’da oynarken Berlin’de katıldığı bir poker turnuvasında kazandığı 75 bin Euro para dolu çantayı takside unutmasıyla da meşhur. Nargileyi çok seven Kruse’nin bu kadar saydığımız şeyin yanında masum kalan bir tutkusu da Nutella. Kamp odalarında bile Nutella’yı eksik etmeyen ve kulübünden bu konuda aldığı cezaları umursamayan Kruse’nin ülkemizde yeni sansasyonlara imza atıp atmayacağını korkarak merak ediyoruz.

Bremen’de taraftarların çok sevdiği ve kendisine “Kral Kruse” diye seslendiği Alman yıldız, ülkesinin Kicker dergisinin bu haftaki kapağında yer aldı ve verdiği röportajda; “Kimin ne düşündüğü umrumda değil. Ben gelecek sezonlarda Avrupa'da oynayacak bir takım seçme imkânına sahip oldum. Kendime zaman tanıdım ve hislerimi dinledim. Gelecek yıllarda Fenerbahçe ile uluslararası arenada forma giyeceğime eminim. Konu para olsaydı çoktan zengin olmuştum, Fenerbahçe'ye değil, Çin'e giderdim. Bremen'den ayrılmak Werder Bremen'e karşı değil aksine kendim için bir karardı. Başka bir ülkede, 13 yıldır Bundesliga'da kazandığım başarıları ispatlamak istiyorum.”

Malum poker sorusu da es geçilmiyor tabi; "Gazetecilerin olmadığı bir yerde de poker oynama imkânım var ama yine kendimi sınırlamam gerekecek. Ben yasak bir şey yapmadım ki. Ben özel hayatımda ne hoşuma gider ve canım ne isterse onu yaparım.”
Şimdi sizin kafanızda iki tane soru işareti var:
1- Kruse PO Sosyal Ligde orta saha mı olur, forvet mi?
Bu sorunun cevabı benim kafamda net, oyuncu bir forvet oyuncusu; tüm kariyeri boyunca forvet mevkinde yer aldı, santrfor da oynadı false 9 da. O yüzden zat-ı muhteremi forvet alternatifleri arasında göreceğiz çok büyük ihtimalle. PO Sosyal Lig’de bedelinin 8.5-9m. euro dolaylarında olmasını bekliyorum (Slimani-10m.euro hayal kırıklığını yaşamamayı umarak). Oyun yönetiminin -ihtimalini düşük görsem de- kendisini orta saha yapması durumunda pozitif out of position olarak tercihlerimize yansır, çok iyi de olur çok güzel iyi de olur taam mı?

2- Muriqi de geldi o nerede oynar, bu nerede oynar, hangi havaları iyi oynar?
Max Kruse transferine bakınca Ersun Yanal’ın Fenerbahçe’deki ilk döneminde oynattığı 4-3-3’ten farklı bir dizilim düşündüğünü tahmin ediyorum. Daum’un 4-2-4’üne selam çakan bir 4-2-1-3 dizilimi izlememiz muhtemel. Kruse’nin bu dizilimde hücumda en uçta yer alacak Muriqi’yi ve sağ&sol forvetleri (Moses & muhtemel transfer Rodrigues olabilir) arkadan besleyen, maç içerisinde Muriqi’yle değişimli oynayan bir görev alacağını düşünebiliriz. Kanat forvet olarak düşünülebilir mi, çok ihtimal vermiyorum.

Sarı Lacivertlilerin yeni 10 numarası öyle ya da böyle kendisinden çok söz ettirecek gibi görünüyor. Takımla iletişimi iyi olur ve takım kimyasına göre doğru yerde kullanılırsa, Max Kruse Sosyal Lig’de kadrolarımıza çivilediğimiz büyük bir Fantezi Futbol Kahramanı olur diyor; sizlere poker kadar heyecanlı, Nutella kadar tatlı bir sezon diliyorum.


Ömer Onur Güler
Kadrolu Fenerbahçe Gözlemcisi, Konuk Yazar
0 com

Muhtemel FF Kahramanları: Jimmy Durmaz ve Ozornwafor


Fantezi Futbol Türkiye olarak yaz transfer sezonunu sizler için açtık ve Fantastik Transfer Dosyası etiketi altında 2019-2020 sezonunda tercih edeceğinizi düşündüğümüz futbolcuları mercek altına almaya başladık. Bu yazı dizimizde yaz transfer döneminde transfer olan oyuncuların kısa hayat hikayesi, kariyer özeti, geçmiş yıl istatistikleri, duran topları kullanma olasılıkları, yeni takımlarında nasıl bir performans gösterecekleri ve belirlenecek olan tahmini fiyatları gibi Fantezi Futbolu ilgilendiren her şeyi tek tek yazıya dökeceğiz. Süper Lig takımları yaz döneminde onlarca transfer yapacaklar. Tüm futbolcuları yazmamızın imkanı yok elbette. Bizim için en önemlileri, sezon içinde en çok tercih edilecekleri ve Fantezi Futbol kadrolarımıza girebilecekleri şimdiden okuyacaksınız, böylece Ağustos'a hazırlık yapacaksınız. Şimdiden mi demeyin sakın! Ağustos böceği ile karıncanın hikayesini aklınıza getirin :)))

1-) Bir FF Kahramanı: Aatif Chahechouhe
2-) Bir FF Kahramanı: Hugol Rodallega
3-) Muhtemel FF Kahramanı: Mamadou Samassa
4-) Bir FF Kahramanı: Ryan Babel

Yazı dizimizin beşinci Fantezi Futbol Kahraman(lar)ı Galatasaray'ın geçtiğimiz günlerde imza attırdığı Jimmy Durmaz ve Valentine Ozornwafor. İlkini en azından 2 sene bu ülke topraklarında izledik, gerçi çok fazla kadrolarımıza almadık, bu sebeple tam bir FF Kahramanı olduğunu söylemek güç. İkincisi ise et mi balık mı futbolcu mu değil mi hiç bir fikrimiz yok. Çok genç ve bilinmeyen biri. Biz bu sebeple her ikisi için de Muhtemel FF Kahramanı ibaresini koyalım ve ne yapacaklarına bakalım. Ve bu iki transferi bizler için yazacak olan kişi; kadrolu Galatasaray gözlemcisi ve konuk yazarımız sevgili NEVZAT KÖKLÜ. Sizler de uzun uzadıya yazmak istediğiniz transferleri Fantezi Futbol özelinde olmak kaydıyla bizlerle paylaşabilirsiniz. Konuk yazar olun, buyurun, kapımız herkese ardına kadar açık...
JIMMY DURMAZ
Yaş: 30
Uyruğu: Türkiye - İsveç
Boyu: 1,80 m. 
Mevki: Sol Kanat-10 Numara
Son Kulübü: Toulouse (Fransa)

2017-2018 İstatistikleri
36 Maç, 21 İlk Onbir, 4 Gol, 1 Asist, 5 Sarı Kart
Kariyer İstatistikleri
5 farklı kulüp, 313 maç,  48 gol, 37 asist, 49 sarı kart 
İsveç Milli Takımı İstatistikleri
47 milli maç, 3 gol, 4 asist 

Asıl mevkisi sol kanat. Ancak 10 numara pozisyonunda ve sağ kanatta da oynayabiliyor. Oyunu dikine oynayabilme, teknik potansiyelinin yüksekliği, sol ayağını iyi kullanabilme, frikikleri ve penaltıları etkili kullanabilme gibi artıları var. Performansını doksan dakikaya yayamamak ve oyun içindeki olumsuzluklardan aşırı etkilenmek gibi negatif özellikleri var. Takımla iyi oynayıp, takımla kötü oynayan bir arkadaşımız. Geçen yıl Toulouse ile 20 takımlı Lig1’de 16.sırada kaldılar. İlk 11'de sık görmeyeceğiz. Oyunun sıkıştığı anlarda baskı kurmak amacıyla oyuna girecek. Ceza sahasına yakın frikikleri ve kornerleri kullanabilir. İlk hafta alınmaz. Fiyatını 7m. euro olarak bekliyorum.


VALENTINE OZORNWAFOR
Yaş: 20
Uyruğu: Nijerya
Boyu: 1,94 m. 
Mevki: Defans-Stoper
Son Kulübü: Enyimba Aba (Nijerya)

Galatasaray Scout Ekibinin yeni buluşu. Nijerya’nin en üst liginde 1 yıldır oynuyor. Milli Takımda çok hızlı sıçramalar yapmış. Öyle ki U20 takımında 7 maç oynadıktan sonra U23’e çağrılmış orada sadece bir maça çıkar çıkmaz Nijerya Milli Takımına davet edilmiş. 1.94 boyuyla tam bir kule. Buna rağmen ayaklarına hakim ve sol ayağını çok iyi kullanabiliyor. Gol, asist ve kart istatistiklerine ulaşmak mümkün olmadı. Öyle ki Nijerya Futbol Federasyonun doğru dürüst bir sitesi dahi yok. Ancak geldiği kulüp Nijerya’da en çok şampiyon olan kulüp ve son sezonu da şampiyon olarak tamamladılar. Yıldızları parlamadan alıp yüksek miktarlara satabilme konusunda Galatasaray turnayı gözünden vurmuş olabilir. Luyindama ve Marcao’nun kalması ve sağlıklı olmaları durumunda ilk maçta sahada yer almasını beklemiyorum. Ama oturtulmak için alınmadığı da kesin. Youtube videolarına göre kaliteli bir kumaşı olduğunu görebiliyorum. Fiyatını 6m. euro olarak bekliyorum. Genç oyuncu hastası olarak izlemeyi heyecanla bekliyorum.

Nevzat Köklü
FFT Konuk Yazar, Kadrolu GS Gözlemcisi


Images by Birol Sezgin

2 com

Bir FF Kahramanı: Ryan Babel


  • Yaş: 32
  • Uyruğu: Surinam asıllı Hollandalı
  • Boyu: 1,85 m
  • Mevki: Kanat-Forvet
  • Son Kulübü: Fulham (İngiltere)
  • 2017-2018 İstatistikleri: 35 Maç, 30 İlk 11, 11 Gol, 4 Asist
  • Kariyer İstatistikleri: 7 farklı kulüp 463 maç, 95 gol, 61asist
  • Hollanda Milli Takımı İstatistikleri: 42 maç, 5 gol, 4 asist

19 Aralık 1986’da Hollanda’da doğdu. Birkaç alt takımda oynadıktan sonra 12 yaşında Ajax seçmelerine katıldı ama “Büyü de gel” yanıtı aldı. Bir yıl sonra Ajax yöneticileri “Çocuk burada büyüsün” diye düşünmeye başladılar. Sözleşme imzalayıp D1 takımına yolladılar. 6 yıl boyunca kulübün neredeyse tüm basamaklarında boy gösterip, profesyonel sözleşmeyi kaptı. İlk yıl hiç süre alamadan şampiyonluk yaşadı. Uğurlu geldiği düşünülmüş olsa gerek yeni bir sözleşme imzaladı. Başarılı geçen 4 sezonun ardından 11,5 milyon pound karşılığında Liverpool ile sözleşme imzaladı. 4 yıl da burada futbol oynayan Babel bir Şampiyonlar Ligi yarı finali gördü ve 8 milyon pound’luk bedelle Almanya’nın Hoffenheim takımına geçti. Almanya’da zaman zaman iyi işler çıkartsa da sözleşmesinin bitmesiyle serbest bırakıldı. Yeni bir parlama hedefiyle kürkçü dükkânı Ajax’a geri döndü. Ancak sakatlıklardan dolayı istediği parlamayı yapamadı. “Bütün Ryan’lar toplandık, toplandık” şarkısı eşliğinde Donk ile birlikte Kasımpaşa’ya geldi. Burada kendi kariyer rekorlarını kırdığı iki sezon yaşadı. Biraz para kazanmak için gittiği Birleşik Arap Emirliklerinde çok kalmayarak ülkemize geri döndü yeni kulübü Beşiktaş oldu. İyi maçlar çıkarmasına rağmen önüne geleni takımdan yollayan Başkan Orman, onu da Fulham’a yollamayı “fikretti.” Süper Lig artık onun yeni kürkçü dükkanıydı. Galatasaraylı teknik ekibin Aralık ayında 33 yaşına basacak futbolcu için “Dedeye sahip çıkalım” demesiyle Galatasaray ile 3 yıllık anlaşma imzalayarak Donk ile yeniden buluştu ve artık eskisi gibi Küçük-Büyük kavramları çok kullanılmasa da “Küçük Ryan” oldu.


Şahsen kendisi ile yapılan 3 yıllık sözleşmeyi uzun bulduğumu belirtmeliyim. 35,5 yaşında bitecek sözleşme ile Galatasaray büyük olasılıkla son durak gibi görünüyor. Sezon ücreti 2,5 milyon euro’yu normal buldum. Ancak 2 milyon euro’luk imza parası gereksiz. Öte yandan yıllardır gözümüzün önünde olduğundan ülke futbolunu iyi tanımak ve işini iyi yapması gibi avantajları var. Bir çok Hollandalı gibi onun da uyum sorunu yaşayacağını çok sanmıyorum. Eğer formayı kaparsa işini yapan ve maçlar kazandıran Bir Ryan Babel göreceğimizi düşünüyorum.

Fantezi Futbol Sosyal Lig fiyatının 8,5 m. euro olacağını ön görüyorum. Diagne kalırsa ve kaleye daha yakın oynarsa istatistik patlaması yaşayabilir. Ancak Onyekuru takımda kalırsa, Babel yedek de oturabilir. Böyle bir durumda sık sık hangisi ilk 11 oynayacak acaba sıkıntısı da bizi bekliyor olabilir. Hatta sık sık ters köşeye yatma gibi sorunlar yaşayabiliriz.

Diagne ve Belhanda takımda olduğu sürece penaltı sırasının kendine geleceğini düşünmüyorum. Ki daha Banega da konuşulanlar arasında. 1.85’lik boyuyla ve son vuruş becerisiyle duran toplarda da topun başındaki isim değil, topu içeride bekleyen isim olacağını düşünüyorum. Beşiktaş’ta rahat bir ortam bulamadı. Eğer sürekli oynarsa Beşiktaş performansının dahi üzerine çıkabilir. 2 yıl daha üst düzey performans sergileyebileceğini Fulham’da gösterdiğini düşünüyorum. İlk maçta ilk 11 oynaması tamamen Onyekuru’ya bağlı. Onyekuru işi çabuk biterse Fatih Terim olabildiğince şampiyon olan kadroyla lige başlar. Ancak Onyekuru gelmezse ya da lige çok az bir süre kala gelir de kampı kaçırırsa sahada Babel olacaktır. Bu şekilde düşünürsek doğru ismi kadrolarımıza alır faka basmayız.

Sözleşmesinin iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum.


Nevzat Köklü
FFT Konuk Yazar, Kadrolu GS Gözlemcisi

0 com

Sezon Sonu Değerlendirmesi * Direkler



"Nerden aklıma geldi bilmiyorum, herşey olup bittikten 24 yıl sonra ... Mazide tamamlanmamış ödev kalmasın diye herhalde ..."

Vizontele'de Yılmaz Erdoğan böyle başlıyordu hikayeye, Sezon biteli 24 günden fazla oldu ama bendeniz de mazide tamamlanmamış ödev kalmasın diye bütün sene tuttuğumuz istatistiklerden "Direkten Dönen Topların" yıl sonu değerlerlendirmesini tam siteye ekleyecektim ki, Game Of Thrones, Chernobyl, Dark 2. Sezonu bam bam bam geldi. En nihayet vakit bulup da sonunda siteye eklemeye muvaffak olabileceğim sanırım :

Opta'nın profesyonelce tuttuğu , bizim ise amatörce şurada hafta hafta tuttuğumuz "Direkler" istatistiği bu sezon bayağı bir gündem konusu oldu aslında. Trabzonspor'un bu konuda bir kaç sezondur devam eden ama net rakamlara dökülmemiş olan bahtsızlığı bu sezon konu hakkında pek çok haber yapılmasıyla tescillenmiş oldu. Nihai rakam farklı haber sitelerinde farklı şekillerde yazıldı, 1 eksik-1 fazla, kupa maçı dahil-hariç sayım derken genelde 25 direk ve üstünde karar kılındı. Haberlere konu olan bu şanssızlık, sadece 5-10 cm ile golün kaçtığı direk istatistiklerine dikkatlerin çekilmesine vesile olmuş oldu.

Bizim açımızdan , yani fantezi futbol penceresinden ise bu şanssızlıklar, gelecekte elbet bir gün fantezi futbol puanlarına da döneceğinin işareti olarak kadro kurma kritelerine dahil ettiğimiz istatistikleri temsil ediyor.

Bu istatistikleri tutarken metodoloji şuydu : Tabii ki elimizde tüm maçları analiz edecek bilgisayar programları, kompüterler vb yok. Ben bu istatistikleri tutarken hafta hafta hiç bir maçı atlamadan tüm maçların özetlerini izledim ve özetlerde yer alan direk pozisyonlarını tek tek not ettim,  Direkten dönen topları maç raporlarında yayınlayan Forza Football aplikasyonundan ve yayıncı kuruluş beinsports'daki canlı maç anlatımlarından da bunları double-check ettim.

Öncelikle sezon sonu itibariyle en çok şutu direkten dönen takımlara ve tüm direkten dönen toplara imza atan oyuncularına kronolojik olarak bakalım.

En Çok Direkten Dönen Takımlar
Trabzonspor 27 : Burak Yılmaz, Zargo Toure, Rodellega (7), Yusuf Yazıcı (5), Abdülkadir Ömür, Sosa, Nwakaeme (3), Ekuban (7), Abdülkadir Parmak
Göztepe 16 : Deniz Kadah (4), Tayfur Bingöl (3), Halil Akbunar, Andre Castro, Alpaslan Öztürk (2), Jerome, Yasin Öztekin (4)
Galatasaray 15 : Muğdat (2), Ndiaye, Maicon, Sinan Gümüş, Ozan Kabak, Selçuk İnan (2), Fernando, Belhanda, Onyekuru, Feghouli (2), Linnes, Diagne
Alanyaspor 15 : Bobo, Papiss Cisse (6), Efecan, Junior Fernandes (2), Sadıku (kk), Villafanez, Welinton, Ozan Tufan, Caulker
Beşiktaş 14 : Babel, Quaresma (2), Pepe, Gökhan Gönül (2), Ljajiç, Tiago Pinto (kk), Dorukhan (2), Burak Yılmaz, Lens (2), İsimat-Mirin
Çaykur Rize 14 : Robin Yalçın, Umar Aminu, Samudio (3), Vedat Muriqi (2), Ziya Erdal (kk), Saadane (3), Aatif Chahechouhe (2), Morozyuk

Kasımpaşa 13 : Trezeguet (5), Veysel Sarı (2), Diagne, Tarkan Serbest, Sadıku, Koita (2), Perica
Konyaspor 11 : Jahovic (2), Hurtado, Milosevic (2), Yatabare (3), Ömer Ali Şahiner, Traore, Skubic
Antalyaspor 11 : Nazım Sangare (2), Hakan Özmert, Fredy (2), Doukara, Mevlüt Erdinç, Bahadır Öztürk, Amilton (2), Diego Angelo
Fenerbahçe 10 : Mehmet Topal, Hasan Ali Kaldırım, Ayew, Mehmet Ekici, Frey, Slimani, Soldado (2), Eljif Elmas, Valbuena
Akhisar 10 : Selezynov, Manu (2), Onur, Regattin, Josue, Cikalleshi, Bilal Kısa, Abdoul Sissokho, Serginho
Malatyaspor 9 : Adem Büyük (3), Michael Perreira, Boutaib, Guilherme, Rahman Buğra, Bifouma, Donald
Başakşehir 9 : Visca (6), Adebeyor, Kudryashov, Gökhan İnler
Bursaspor 8 : Stancu, Sakho, Aytaç Kara (3), Lima, Umut Nayır, Ertuğrul Ersoy
Erzurumspor 8 : Scuk (2), Gilles Sunu, Lennart Thy, İbrahim Akdağ, Erhan Çelenk, Eduok, Emrah Başsan
Kayserispor 8 : Umut Bulut (2), Kravets (3), Kucher, Atila Turan, Chery (2)
Ankaragücü 6 : Brice Dja Djedje, Ricardo Faty, Mokhtar, Orgill, Tyler Boyd, Thibault Moulin
Sivasspor 4 : Kone, Muhammet Demir, Rybalka (2)


Trabzonspor'un zirvedeki yerinden bahsetmeye gerek yok zaten, Sezon biterken son 10 haftanın tamamında Trabzonspor'un en az 1 topu direkten döndü. Arkasında ama neredeyse ancak yarısı kadar, 11 direk uzaklığında ikinci sırada Göztepe'yi görüyoruz. Şampiyon Galatasaray ise 15 kez direklere takılmış. Bu alanda son sırada ise koca sezon boyunca sadece 4 direk ile Sivasspor var.

Sezon boyunca "en çok direklerin dövüldüğü hafta" sezon sonunda 33. haftaya denk geldi. 23. haftada 10 kez, 13. ve 25. haftalarda ise 11 kez toplar direkten dönmüştü, 33. haftada ise sezon rekoru kırıldı ve tam 13 kez şutlar direkten döndü.

Bir maçta en çok direkten dönen karşılaşmalar ise 4'er kez meşin yuvarlağın direklere çarptığı Akhisar-Kayserispor ve Trabzonspor-Fenerbahçe ve sezonun en çok direkten dönen maçı, 5 direk ile Akhisar-Çaykur Rizespor maçı


5 Direk * Akhisar - Çaykur Rize (2. Hafta) 
Selezynov (Akhisarspor) Asist : rakipten 
Manu (Akhisarspor) Asist : rakipten 
Robin Yalçın (Çaykur Rize) Asist : rakipten 
Aminu Umar (Çaykur Rize) Asist : Samidio 
Manu (Akhisarspor) Asist : Güray Vural 

4 Direk * Trabzonspor - Fenerbahçe (13. Hafta) 
Yusuf Yazıcı (Trabzonspor) Asist : Rodellega 
Abdülkadir Ömür (Trabzonspor) Asist : Perreira 
Frey (Fenerbahçe) Asist : Yok (rakipten geldi) 
Slimani (Fenerbahçe) Asist : Barış Alıcı 

4 Direk * Akhisar - Kayserispor (33.Hafta) 
Kravets (Kayserispor) Asist : Şamil Çinaz 
Abdoul Sissokho (Akhisar) Asist : Barbosa 
Chery (Kayserispor) Asist : Deniz Türüç 
Serginho (Akhisar) Asist : Elvis Manu


Fantezi Futbol açısından en önemli olay ise oyuncuların bireysel olarak kaç kez direklere takılmış oldukları ?

Bizi şaşırtmayacak şekilde zirvede 7'şer direkle 2 Trabzonsporlu oyuncu var : Rodellega ve Ekuban. (Avrupa'da da bu alanda, 10 direk Messi ve 8 direk Aguero'dan hemen sonra geliyorlar.) Edin Visca ve Papiss Cisse ise 6 direk ile hemen arkalarında sezonu tamamladılar. Yusuf Yazıcı ve Trezeguet ise 5'er direkle üçüncülüğü paylaştı.

Direk Krallığı
Rodellega : 7 Direk 
Ekuban : 7 Direk
Edin Visca : 6 Direk
Papiss Cisse : 6 Direk
Yusuf Yazıcı : 5 Direk
Trezeguet : 5 Direk
Yasin Öztekin : 4 Direk 
Deniz Kadah : 4 Direk
Aytaç Kara : 3 Direk
Tayfur Bingöl: 3 Direk
Yatabare : 3 Direk
Nwakaeme : 3 Direk
Samudio : 3 Direk
Adem Büyük : 3 Direk
Kravets : 3 Direk
Saadane : 3 Direk


Direklerden dönen şutlardan dolayı asistleri kaçanların da istatiktiklerini bütün sezon boyunca tutmuştuk. Bu alanda zirvedeki talihsiz isim Çaykur Rizeli Boldrin oldu. Tam 7 kez verdiği pas asiste dönüşmek üzereyken son anda direkten döndü. Yusuf Yazıcı 6 asist ile hemen arkasında yer aldı, Yasin ve Sosa'nın ise direklerden mütevellit 5'er kez asistleri güme gitti.

Direklerden Kaçan Asist Krallığı
Boldrin : 7 Asisti Kaçtı
Yusuf Yazıcı : 6 Asisti Kaçtı
Yasin Öztekin : 5 Asisti Kaçtı
Sosa : 5 Asisti Kaçtı
Ljajic : 4 Asisti Kaçtı
Trezeguet : 3 Asisti Kaçtı
Berkan Emir : 3 Asisti Kaçtı
Hakan Özmert : 3 Asisti Kaçtı
Nwakaeme : 3 Asisti Kaçtı
Güray Vural : 3 Asisti Kaçtı
Belhanda : 3 Asisti Kaçtı

Son olarak sezonun direk bahtsızlarını hem kaçan gol hem de kaçan asistleri bir arada değerlendirerek bir liste haline getiriyoruz. Direkler kime kaç gol-asiste ve kaç PO Sosyallig puanına mal oldu, buyrun nihai liste :

Sezon'un bahtsızı Yusuf Yazıcı'nın tam tamına 48 puanı uçup gitmiş direklerden dolayı. Fazla bilgi göz çıkarmaz; Türkiye kupası maçlarında da Yusuf'un 2 direkten dönen frikiki olduğunu hatırlatalım. TrezeguetYasin Öztekin ve Edin Visca kaçan puanlar ile kümülatif bahtsızlıkta Yusuf'un arkasında yer alıyorlar.

Direkler Gol Olsa, Kim Ekstradan Kaç Puan Alacaktı ?
Yusuf Yazıcı 5 gol - 6 asist : 48 puan
Trezeguet 5 gol - 3 asist : 39 puan
Yasin Öztekin 4 gol - 5 asist : 39 puan
Visca 6 gol - 1 asist : 39 puan
Rodellega 7 gol - 2 asist : 34 puan
Cisse 6 gol - 2 asist : 30 puan
Ekuban 7 gol : 28 puan
Nwakaeme 3 gol - 3 asist : 27 puan
Gökhan Gönül 2 gol - 2 asist : 24 puan
Dorukhan 2 gol - 2 asist : 24 puan
Boldrin 7 asist : 21 puan
Sosa 1 gol - 5 asist : 21 puan
Deniz Kadah 4 gol - 1 asist : 19 puan
Ljajic 1 gol - 4 asist : 18 puan
Belhanda 1 gol - 3 asist : 15 puan
Hakan Özmert 1 gol - 3 asist : 15 puan
Adem Büyük 3 gol - 1 asist : 15 puan
Samudio 3 gol - 1 asist : 15 puan

1 com

Fantastik Transfer Dosyası #4


image by Birol Sezgin

Fantezi Futbol Türkiye olarak yaz transfer sezonunu sizler için açtık ve Fantastik Transfer Dosyası etiketi altında 2019-2020 sezonunda tercih edeceğinizi düşündüğümüz futbolcuları mercek altına almaya başladık.
Bu yazı dizimizde yaz transfer döneminde transfer olan oyuncuların kısa hayat hikayesi, kariyer özeti, bilinmeyen ilginç hatıraları, geçmiş yıl istatistikleri, duran topları kullanma olasılıkları, yeni takımlarında nasıl bir performans gösterecekleri ve belirlenecek olan tahmini fiyatları gibi Fantezi Futbolu ilgilendiren her şeyi tek tek yazıya dökeceğiz.
Süper Lig takımları onlarca transfer yapacaklar ve tahmin edersiniz ki tüm futbolcuları yazmamıza imkan yok elbette.
Bizim için en önemlileri, sezon içinde en çok tercih edilecekleri ve Fantezi Futbol kadrolarımıza girebilecekleri şimdiden okuyacaksınız, böylece Ağustos'a hazırlık yapacaksınız.
Şimdiden mi demeyin sakın!
Ağustos böceği ile karıncanın hikayesini aklınıza getirin :)))

1-) Bir FF Kahramanı: Aatif Chahechouhe
2-) Bir FF Kahramanı: Hugol Rodallega
3-) Muhtemel FF Kahramanı: Mamadou Samassa

Yazı dizimizin dördüncü Fantezi Futbol Kahramanı, Fulham'dan Galatasaray'a transfer olan; Ryan Babel

Ve bu transferi bizler için yazacak olan kişi; kadrolu Galatasaray gözlemcisi ve konuk yazarımız sevgili NEVZAT KÖKLÜ. Sizler de uzun uzadıya yazmak istediğiniz transferleri Fantezi Futbol özelinde olmak kaydıyla bizlerle paylaşabilirsiniz. Konuk yazar olun, buyurun, kapımız herkese ardına kadar açık...

Fantastik Transferler Dosyası yazı dizimizin dördüncü bölümü olan Bir FF Kahramanı: Ryan Babel yazısı 5 Temmuz 2019 tarihinde Cuma sabah 08:00'de Nevzat Köklü dostumuzun ayrıntılı ve pek güzel analiziyle Fantezi Futbol Türkiye'de...

0 com

Muhtemel FF Kahramanı: Mamadou Samassa



Bundan evvel yazdığımız iki Fantezi Futbol Kahramanımız bilindik idi, tanıdık idi. Yıllarca bu ligde oynamış, kadrolarımızda defalarca yer almış ve üzerine laf etmenin pek bir şey ifade etmediği isimlerdi. Bu yazı dizimizin asıl mühim tarafı, başlıkta da belirttiğim üzere tanınmamış, bilinmemiş, nasıl bir katkı vereceği tahmin edilemeyen Muhtemel Fantezi Futbol Kahramanları. Henüz bir Fantezi Futbol Kahramanımız değiller, ama olabilirler. Pek Yakında filminde Zafer'in (Cem Yılmaz) hastanede otobüs çarpan Boğaç Boray'ın (Ozan Güven) durumunu doktora sorduğu sahne gibi düşünün. Hani Zeki'nin (Çağlar Çorumlu) söylediği söz efsane olan... :))))

- Nasıl durumu doktor?
- Nesi oluyorsunuz?
- Hayranlarıyız
- Yürüyemeyebilir
- Neeee? Yürüyemeyebilir mi?
- İstese yürür yani...

İşte istese bu gibi oyuncular da kahramanımız olur belki, kadrolarımızın vazgeçilmesi kalır belki. Bu sebeple bu gibi isimlerin, özellikle adını daha evvel hiç duymadığımız oyuncuların yazısı diğerlerine göre daha kısa ve öz olacak. Çünkü henüz muhtemeller, zamanla bir Aatif veya Rodallega olabilirler. Kim bilir, yaşayacağız, göreceğiz...

D.G.Sivasspor kaleci Tolgahan Acar'ın Yukatel Denizlispor ile sözleşme imzalamasından hemen sonra Fransa'nın Ligue 2 ekiplerinden Troyes'in sözleşmesi sonra ermiş 29 yaşındaki Malili kalecisi Mamadou Samassa ile 2 yılık sözleşme imzalandığını açıkladı. Bu açıklama; kaleci anlamında kadroda sadece Ali Şaşal Vural kalmış takımda, önümüzdeki sezon ilk 11 için eldivenleri teslim edecek biri bulunmuş anlamına gelmektedir.

Doğum tarihi 16 Şubat 1990 (29 yaşında), doğum yeri Montreuil, Fransa olan futbolcu 1,97 m. boyunda ve 85 kg. ağırlığında. Kariyerine Championnat National 18 şampiyonu olan Guingamp'ın U18 takımında başladı. 23 Eylül 2008'de Guingamp'ın A Takımı ile 4 yıllık anlaşarak ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı, 2010-11 sezonunda takımın baş kalecisi oldu ve üçüncü ligden birinci lige kadar takımda kaldı. Guingamp kalesini çıktığı 130 maçta koruyan oyuncu, kalesinde 133 gol gördü, 55 maçta ise clean sheet performansı gösterdi. 2016 yılında Troyes'e bonservis bedeli olmadan transfer olan oyuncu, 100 kez takımında görev yapıp 105 gol yedi. 35 maçta ise kalesini gole kapattı. 3 senelik kontratının sonunda yine bonservis bedeli ödenmeden 2019-2020 sezonu için bizim ülke topraklarında file bekçiliği yapacak. Ayrıca Samassa, Fransa U20 ve U21 takımlarında forma giydikten sonra 13 Ekim 2012 tarihinde Mali Milli Takımı'na çağrıldı ve ilk maçında Botswana'ya karşı oynadı. Toplamda 14 kez milli olan kaleci son milli maçını 26 Mart 2019 tarihindeki dostluk maçında Senegal'e karşı oynadı. Maçın ikinci yarısının başında oyuna giren Samassa 45 dakikalık sürede 87. dakikada Mane ve 90.dakikada Konate'nin gollerine engel olamadı. Kariyerinde 21 kez penaltı atışında rakip oyuncularla karşı karşıya kalan kaleci bunların sadece 4'ünde başarılı olabildi. Genellikle 2.ligde mücadele etmiş ve Fransa 1.liginde hayatı boyunca yalnızca 50 maçta görev almış Samassa, 67 golü kalesinde görürken 12 maçta clean sheet kazanabildi.

Sivas performansının nasıl olacağı için beklemek gerekli diye düşünüyorum. 2-3 maç izleyip öyle karar verilmeli. Çok parlak bir kariyeri yok, aynı şekilde penaltı istatistikleri de umut vermiyor. Lakin yeni teknik direktör Rıza Çalımbay ve onun defansif oyun sisteminde özellikle iç saha maçlarında clean sheet puanlarını leblebi gibi olmasa bile arada sırada toplayacaktır. Ben ilk 11 oynayacağını kesinlikle ön görüyorum. Rıza Çalımbay'ın kendi memleketinde bu sene iyi işler çıkartacağına inandığımdan, bu transfer özelinde daha evvel izlediğine kanaat getirip kendisine güveniyorum. Oyuncunun lige iyi bir başlangıç yapması ve PO Sosyal Lig tarafından uygun fiyatlandırılması sonucu muhtemeldir ki Fantezi Futbol kadrolarımızda yer verebiliriz. Benim kişisel fikrim 5.m. euroyu geçmeyecektir oyundaki değeri. Bu değerden fazla olması, yukarıda kariyerini okuduğumuz kaleci için oyunu yapanların, oyunun isminden hareketle bayağı bir fanteziye kaçtığını gösterir...

0 com

Fantastik Transfer Dosyası #3

Fantezi Futbol Türkiye olarak yaz transfer sezonunu sizler için açtık ve Fantastik Transfer Dosyası etiketi altında 2019-2020 sezonunda tercih edeceğinizi düşündüğümüz futbolcuları mercek altına almaya başladık.
Bu yazı dizimizde yaz transfer döneminde transfer olan oyuncuların kısa hayat hikayesi, kariyer özeti, bilinmeyen ilginç hatıraları, geçmiş yıl istatistikleri, duran topları kullanma olasılıkları, yeni takımlarında nasıl bir performans gösterecekleri ve belirlenecek olan tahmini fiyatları gibi Fantezi Futbolu ilgilendiren her şeyi tek tek yazıya dökeceğiz.
Süper Lig takımları onlarca transfer yapacaklar ve tahmin edersiniz ki tüm futbolcuları yazmamıza imkan yok elbette.
Bizim için en önemlileri, sezon içinde en çok tercih edilecekleri ve Fantezi Futbol kadrolarımıza girebilecekleri şimdiden okuyacaksınız, böylece Ağustos'a hazırlık yapacaksınız.
Şimdiden mi demeyin sakın!
Ağustos böceği ile karıncanın hikayesini aklınıza getirin :)))

1-) Bir FF Kahramanı: Aatif Chahechouhe
2-) Bir FF Kahramanı: Hugol Rodallega

Yazı dizimizin üçüncü Fantezi Futbol Kahramanı, öncesinde tanımadığımız bir oyuncu olmasından mütevellit daha doğru bir tanımlamayla, Muhtemel Fantezi Futbol Kahramanı, Troyes'ten D.G.Sivasspor'a transfer olan; Mamadou Samassa...

Neden Muhtemel Fantezi Kahramanı diye tanımladık?
Rıza Çalımbay'ın oyun sisteminde iş yapar mı?
İlk maçtan kadrolarımıza almalı mıyız?
Milli takımda son maçında nasıl bir performans gösterdi?
Fransa 1.liginde ne kadar oynadı?
Gerçek bir penaltı canavarı mı?
PO Sosyal Lig fiyatı ne olacak?

Tüm bu soruların cevabını bulacağınız Fantastik Transferler Dosyası yazı dizimizin üçüncü bölümü olan Muhtemel FF Kahramanı: Mamadou Samassa yazısı 3 Temmuz 2019 tarihinde Çarşamba sabah 08:00'de Fantezi Futbol Türkiye'de...


Not: image by Birol Sezgin


1 com

Bir FF Kahramanı: Hugo Rodallega

Geçen ay itibariyle futbol ve daha da önemlisi Fantezi Futbol sezonunun bitişi ile birlikte kendime ayırdığım zamanın niteliğini ve niceliğini kolaylıkla artırmak durumunda kaldım. Önce kısa bir tatile çıktım sonra da Netflix'de aklımda olan dizilere vakit ayırdım. Bunlar arasında en önemlilerinden birisi Narcos oldu. Hani şu Kolombiya'nın gelmiş geçmiş en meşhur figürü, para babası, uyuşturucu baronu, el patronu ve hijo de puta (*) Pablo Escobar'ın hayatının anlatıldığı dizi var ya, işte o. 3 sezon süren diziyi sonunda bitirebildim (Öyle bir gaza geldim ki, ardından Narcos Mexico'yu da bitirdim). Bitirdim diyorum ama hala etkisi tüm benliğimde dolanıyor. İzlediğim süre boyunca kimin tarafını tutup, kime hayran olacağıma şaşırmam bir yana dursun, Wagner Moura'a (Pablo Escobar) bayılmamak, Pedro Pascal'a (Javier Pena) selam çakmamak mümkün değil. Ayrıca jenerik müziği sanırım gelmiş geçmiş en güzel dizi müziğine aday olmalı her nerede Oscar, ödül veya kupa veriliyorsa. Kolombiya halkının bundan 35 sene önce neler yaşadığı ve uyuşturucunun bir ülkenin kaderini nasıl etkilediği gerçek tarih verilerek çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. Özellikle de ülkenin en büyük ikinci şehri olan Medellin'de geçiyor her şey. Burası Pablo Escobar'ın memleketi, uyuşturucu kartelinin ismi ve ana bölgesi. İşte ülkenin kaos içinde olduğu bu yıllarda Pablo Escobar ve adamlarının bir kamyonun içinde, koskoca devlete ait adalet sarayının bodrum katından içeri sızdığı, iner inmez çevredeki herkese makineli tüfeklerle ateş açtıkları, yüzlerce hakim, yargıç ve avukatı rehin alıp öldürdüğü ve Pablo Escobar'ın kendisi ile ilgili tüm delillerin olduğu arşiv binasını yaktırdığı meşhur adalet sarayı baskınının olduğu 6 Kasım 1985 tarihinden sadece 3.5 ay önce dünyaya geldi Kolombiyalı Hugo Rodallega. Gözlerini açtığı bölge El Carmelo ile kartelin ana merkezi Medellin arası uzaklık sadece 400 kilometredir (İstanbul-Çanakkale mesafesi gibi düşünelim). Rodallega çocukluğunda doğduğu ülke, bölge, şehir ve semt nedeniyle sıkıntı yaşadı mı? Buna şöyle bir cevap vereyim; evet. Kaçırılmaktan, soyulmaktan veya öldürülmekten çok korktuğu ile ilgili bazı ifadelerini Premier Ligde oynarken Dailymail'e verdiği bir beyanattan yakaladım. Çok tehlikeli bir yerde olduğunu söylüyor ama bu kadar. Ayrıntı yok, gerisi yok. Peki acaba uyuşturucu ile hiç ilişkisi oldu mu? İnternette yaptığım uzun araştırmalar sonucu oyuncunun geçmişine yönelik 'en azından bu konuda' çok bilgi bulamadım maalesef. O dönemler neler yaşandı hiç bir fikrim yok. Fakat gerçek olan şu ki; Hugo Rodallega 2019 yılında artık yeni takımı Yukatel Denizlispor'da. Ehhh Fantezi Futbol Türkiye de durur mu yapıştırmış cevabı; Buyurun yeni yazımıza...

(*) = Kahretsin, lanet olsun

💀 OKUMAYA DEVAM ET...

Related Posts with Thumbnails